11

EKİM
2017

ProjectPost30 sayesinde daha önce hiçbir fikrimin olmadığı bir çok meslekle ilgili bilgi alma ve tabii sizlerle de paylaşma fırsatım oluyor.

 

Bu haftaki konuğum  Tekstil mühendisliği deneyiminin ardından iş yaşamına "Performans ve Başarı Koçu" olarak devam eden Yasemin Aksöz.

Koçluk yalnızca ülkemizde değil, dünyada da bir çok farklı uygulamaların görüldüğü ve aslında önyargıların da yüksek olduğu bir iş alanı.

Eskişehir'de yaşayan Yasemin'le Skype üzerinden gerçekleştirdiğimiz söyleşimizi önden dinlemek isterseniz, kayıt burada:

YASEMİN AKSÖZ'ÜN TEKSTİL MÜHENDİSLİĞİNDEN PERFORMANS KOÇLUĞUNA UZANAN HİKAYESİNE KONUK OLUYORUZ

Özetini okumak isterseniz, buradan devam edin lütfen:

Ege Üniversitesi'nde Tekstil Mühendisliği eğitimi alan Yasemin'in aklında ilk etapta akademisyen olmak var. Hal böyle olunca eğitimine yüksek lisans eğitimiyle devam ediyor ve Yüksek Mühendis unvanını alıyor. 

Tekstil mühendisliği alanındaki iş havasını yurtdışında soluyor Yasemin. Almanya'da sanayi stajını yaptığı şirket bünyesinde Alman disipliniyle tanışıtığını söylüyor. Ardından Belçika'da tekstil mühendisliği alanında bir projeye dahil oluyor ve burada da ağırlıklı olarak labaratuvar çalışmalarına  katılıyor. 

Yüksek lisansının ve kısa süreli iş/staj deneyiminin ardından akademide kalmakla özel sektöre geçiş yapmak konusunda ikilem yaşarken, bir yandan da "Acaba artık seçim yapmak için çok mu geç kaldım" endişesiyle başbaşka kalıyor. Tam bu noktada hayatına "koçluk" kavramı giriyor. 

Öncelikle kendine fayda sağlaması için başlayan bu serüven bir süre sonra Yasemin için işe dönüşüyor.

Peki nasıl oldu koçluğu meslek olarak düşünme fikri diye soruyorum.

Yasemin bu alanda alınan eğitimin önemine büyük vurgu yapıyor.

 

"Kişi belki bir çok sorunu kendi çabalarıyla da çözebilir ancak koçluk bu sürecin kısalması noktasında destek oluyor. Ayrıca bu değişimin kalıcı olmasına imkan tanıyor" diyor.

Yasemin ayrıca  kişinin karşısındakini anlaması ve onu anlamlandırabilmesi için öncelikle kendisini tanımasının da ne kadar elzem olduğuna değiniyor.  Bu haftaki blog yazısında paylaştığım Zihin Teorisi konusunun da bu açıdan önemini hatırlıyorum bu satırları yazarken :) Koçluk tam da bu yetinin gelişmesini gerektiriyor.

 

Son üç yıldır aldığı yoğun eğitimlerin ardından 20 seanslık görüşme sürecini de tamamlamasıyla Yasemin, bu alandaki çalışmalarını işe dönüştürme fikrinin içinde yer ettiğini söylüyor.

Sormadan edemiyorum tabii; bunca yıl eğitim aldıktan ve mühendis olduktan sonra çevren bu değişime nasıl tepki verdi, diye.

 

Ailesinin ilk tepkisinin, "Tamam koçluk yap, ama hobi olarak yap" olduğunu söylüyor :)

 

Tabii söyleşi sırasında bu tepkiye çok gülsek de, Yasemin geçiş sürecinde zorlandığını itiraf ediyor. Ama annesinden aldığı maddi ve manevi desteğin bir süre sonra tüm ailede yumuşmaya neden olduğunu da ekliyor.

Yasemin'e hem değişimi yaşayan hem de aslında tam da bu değişim ve dönüşüm süreçlerini yaşayanlara iş olarak destek sunan biri olarak soruyorum, neler önemli bu süreçte diye.

Kişilerin değiştirmek istedikleri alanda deneyim kazanmalarının ne kadar önemli olduğunun altını çiziyor:

 

"Seçtiğim iş karakterime ne kadar uygun, kendimi hangi alanlarda geliştirmeliyim sorularının sorulması gerekiyor. Dışarıdan bilgi edinmek elbette mümkün ama kişinin bizzat deneyimlemesi çok daha faydalı" diyor.

Bir de pek dillendirmesek de maddiyatın önemli olduğunu vurguluyor. Kişinin zihni değişim sürecinde bulanık oluyor, buna bir de maddi sıkıntılar eklenirse daha zorlu geçtiğini belirtiyor Yasemin. 

Peki diyelim ki kişi değişim istiyor hayatında ama ne yapacağını nasıl keşfedebilir diye soruyorum. Yasemin her kişinin koşullarının farklı olduğunu, tek bir çözümün herkes için uygun olmayabileceğini söylüyor ama kendisine de fayda sağlayan iki soruyu bizlerle paylaşıyor. 

1- Başarısızlık imkansız olsa şu anda ne yapıyor olurdun?

2- Başkalarının ne düşüneceğini umursamasaydın ne yapıyor olurdun? 

 

İş hayatında değişim isteyen ama henüz ne yapacağını bilmeyen  herkesin belki de üzerinde düşünmeye başlaması gereken iki soru.

Yaseminle keyifli söyleşimizin tamamını dinlemenizi öneririm. Aşağıdaki kutudan ulaşabilirsiniz.

Haftaya yeni bir hikayede buluşmak üzere!