November 4, 2019

October 15, 2018

May 28, 2018

Please reload

Son Yazılar

Gerçekten kimsiniz?

July 9, 2018

 

Bahar aylarının kendini hissettirmeye başladığı dönemde, insanların birbirini daha yakından tanıması ve bağların kuvvetlenmesi amacıyla iş arkadaşlarımızla bir "takım kaynaşması" etkinliği düzenlendi. Bir cuma günü öğleden sonrasını hep birlikte yiyerek, içerek, sohbet ederek ve takım oyunları oynayarak geçirdik. İşten tek bir kelime konuşmamaya da özen gösterdik. 

 

O gün bir kez daha anladım ki, insanların birbirini tanıması çok ama gerçekten çok zor. Özellikle de farklı ülkelerden, kültürlerden ve arka planlardan geliyorsanız.

 

Ama aynı gün, bana ilginç gelen bir başka gelişme daha oldu, bugün esas ondan bahsedeceğim size.  

 

Daha önce 16 Personalities testini duymuş muydunuz? 

 

Psikoloji biliminde "Beş Etmen Modeli" olarak geçen ve kişinin öne çıkan beş kişilik özelliğini ortaya çıkaran testlerden biri, en kolay ve ücretsiz erişilen versiyonu. Bu bahsettiğim beş etmen, İngilizce'de OCEAN kelimesine karşılık geliyor:

 

O- Openness (Yeni deneyimlere açık olmak)

C-Conscientiousness (Sorumluluk duygusu)

E- Extraversion (Dışadönüklük)

A- Agreeableness (Uyumluluk)

N- Neuotisicm (Duygusal denge)

 

Testin sonunda sizin kişiliğinizin bu beş etmenin hangi ucuna daha yakın olduğu bir kodla tanımlanıyor. Test sonucuna göre o kodun özelliklerini özelliklerini okuyabiliyorsunuz.  

 

Testi ilk kez yıllar önce yapmıştım, ama takım etkinliği için istendiğinden tekrar geçtim bilgisayar karşısına. 

 

Testi yaptıktan sonra, aldığımız sonuçlara göre bizi en iyi anlattığını düşündüğümüz bir cümleyi rapordan seçmemiz ve yalnızca o günü organize eden arkadaşlarımızla paylaşmamız istendi. Etkinlik sırasında herkesin kendisi için seçtiği cümleler, takım lideri tarafından isim vermeden tek tek okundu. Biz de o kişinin kim olduğunu bize sunulan üç kişi arasından tahmin etmeye çalıştık.

 

Kendim için seçtiğim cümle okunduğunda o kişinin ben olduğumu yaklaşık 15 iş arkadaşımın tamamının anında tahmin etmesi enteresandı.

 

Ama esas şaşırdığım nokta ne oldu biliyor musunuz?

 

Ekibiminizdekilerin üçte birinin benim de dahil olduğum kodun aynısını taşımalarıydı. Normal şartlarda bambaşka kişilik özelliklerine sahip olduğumuzu düşündüğüm bu kişilerle nasıl aynı koda sahip olduğumu açıkçası o gün çözemedim. 

 

O günden sonra da aklımda şu soru kaldı: Bizi aynı karakter özelliklerini taşıyan insanlardan ayıran, bizi gerçekten biz yapan ne?

 

Geçtiğimiz haftasonu Dr. Brian Little'ın "Sahiden sen kimsin?" başlıklı TED konuşmasına denk gelince zihnimde şimşekler çaktı.

 

Dr. Little da konuşmasında, yukarıda bahsettiğim Beş etmen modelinden bahsediyor ve bu beş etmenin insan karakterinde üç ana sütunda farklı boyutlarda yer aldığını aktarıyor:

 

  • Biogenic nature, yani doğuştan gelen karakter özellikleri

  • Sociogenic nature, yani kültürel ve sosyal çevreden gelen özellikler

  • Idiogenic nature, yani bizi gerçekten biz yapan ve aslında o aynı karakter koduna sahip olduğumuz insanlardan ayıran özellikler

Little'a göre bizi biz yapan idiogenic doğamızı esasen belirleyen özellik, kişisel projelerimiz. Peki nedir bu "kişisel projeler"?

 

Little konuşmasında, kendisinden örnek veriyor. Fazlasıyla içe dönük bir kişilik olmasına rağmen, bildiklerini paylaşma ve öğretme tutkusu ve öğrencilerine olan sevgisinin onu dışadönük bir öğretmene dönüştürdüğünden bahsediyor. 

 

Benzer bir durum benim için de geçerli aslında. 

 

Muhtemelen beni tanıyan bir çok kişi için şaşırtıcı olacak bu söyleyeceğim. Dışarıdan fazlasıyla dışa dönük bir kişilik olarak bilinsem de aslında en az o kadar içe dönük bir yönüm var. 

 

Yalnızbaşınalığı, sessizliği, kendi düşüncelerimle başbaşa kalmayı, kalabalık ortamlarda konuşmaktan çok dinlemeyi daha çok seviyorum.

 

Zihnimde çocukluğumdan kareler var örneğin, kendi kendime nasıl da keyifli oyun oynadığımı, eve bir misafir çocuğu geldiğinde nasıl da gerildiğimi hatırlıyorum. 

 

Ama içine doğduğum dünya, kısa aralıklarla yepyeni şehirlere, insanlara adapte olma gerekliliği beni yıllar içinde ister istemez dışa dönük bir kişilik geliştirmeye itti.

 

Yetişkin olduktan sonra yaptığım tüm işler tam da bu yönümü ortaya çıkarmamı gerekli kıldı. Çünkü ben kişisel projemi "İnsanları benzer amaçlar uğruna bir araya getirecek işlere imza atmak, ortak paydada buluşturmak ve çözüm önerileri sunmak" olarak tanımladım.

 

Özetle insan hayatındaki kişisel projeler, onun genel karakter özelliklerinin dışına, tam da bu "konfor alanının" ötesine geçmeye itebiliyor.

 

Kişisel proje, işinizle, bir hayalinizle ilgili olabildiği gibi ailenizin bakımını üstlenmek anlamına da gelebilir. 

 

Dr. Little, konuşmasında bir konuda özellikle dikkatli olmamız gerektiğini söylüyor. Kişisel projelerimiz uğruna geliştirdiğimiz kimi kişilik özellikleri zaman zaman yorucu ve yıpratıcı olabiliyor. İşte bu yüzden kendimizi dinlediğimiz, dinlendirdiğimiz anlar yaratmak çok önemli. Şahsen ben bu anları  evdeki bitkilerimle başbaşayken yaşıyorum :)

 

Siz kişisel projenizin ne olduğunu düşündünüz mü hiç? 

 

Kişisel projeleriniz uğruna biogenic ya da sociogenic doğanızda olmayan kimi özellikleri geliştirmek zorunda kaldığınız durumlar yaşadınız mı?

 

Kariyerimizde geçiş yapmak istediğimiz alanlar ne olursa olsun, karakterimizle uyumuna dikkat etmek önemli sanırım. Uyumlu olmadığını düşündüğünüz durumlarda da, o işin gereklerine uygun karakter özelliklerini geliştirmeye hazır mısınız, bu soruyu kendinize sormalısınız.

 

Konuyla ilgili iki okuma önerisiyle bitireyim bu haftayı:

 

Brian Little'ın kitabı "Who are you really?"

Susan Cain, Quiet

 

Keyifli haftalar!

 

PS: Yazıya eşlik eden görsel Stephen Lursen'in "A Warm Personality" eseri.

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Takip edebilirsiniz