November 4, 2019

October 15, 2018

May 28, 2018

Please reload

Son Yazılar

2018 ve yeni trendler

January 8, 2018

 

 

Yeni yıla sizlerle paylaştığım ufak hediyelerle başladık. İlerleyen günlerde devamı gelecek.

 

Aslında yıl içinde yapmayı planladığım çok şey var ProjectPost30 için. Açıkçası henüz bir plan ve programla hareket edemiyorum. Hayatımdaki değişim tam hızıyla devam ettiği, her geçen gün yapmam gerekenlere yenileri eklendiği ya da "tam oldu,bitti" dediğim noktada ufak tefek pürüzler çıktığı için buraya ne kadar vakit yaratabileceğimi kestiremiyorum.  

 

Ama yine de, mümkün olduğunca aksatmadan blog yazılarına devam edeceğim. Hem yüreğim burayo boş bırakmaya el vermiyor, hem de aslında bir bir nevi disipline oluyorum 😃 

 

Bu haftasonu hikayesini sizlerle paylaştığım konuklarımdan biriyle nefis bir Skype sohbeti yaptık.  Söyleşisinin yayınlanmasının ardından aldığı güzel mesajlardan bahsetti. Bu da benim için bambaşka bir motivasyon kaynağı tabii. 

 

Bu hafta, sizlere geçtiğimiz günlerde denk geldiğim bir Trend Raporu'ndan bahsedeceğim. 

 

Fjord isimli,Tasarım ve Inovasyon alanlarında danışmanlık veren yabancı bir şirketin 2018 trendleri başlığıyla yayınladığı raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz. Raporda benim özellikle iki konu dikkatimi çekti:

 

İlki "Dijitali el üstünde tutma döneminin sona ermesi" yani, marka deneyiminde dijital mecraların tek başına yeterli olmayacağına artık fiziksel mecraların da geriye dönüşüne vurgu. Raporda dijitalin verimli bir fiziksel ve duyusal deneyim yaşamanın kolaylaştırıcısı olarak konumlandırılacağından bahsediliyor. 

 

Buna da Online to Offline Revolution (o2o) deniyor. Yani müşteri ya da kullanıcı sanal ortamda tespit ediliyor, bir şekilde ürün kullanımı konusunda ikna ediliyor, ama hizmeti offline platformda deneyimliyorlar. 

 

Örnekler arasında alışverişlerde Amazon Go ya da bir Ali Baba girişimi olan Tao Cafe yer alıyor. Bu örneklerde kullanıcı marketi ya da cafeye bizzat giderek, ürünleri bizzat görerek seçebiliyor ama ama herhangi bir kasa işlemine maruz kalmadan ödemeyi mobil uygulamalar üzerinden yapabiliyor. 

 

Özetle şu zamana kadar daha çok dijital ekranlar üstünden yaşanan etkileşim, artık ürün ve hizmetle bağ kurma deneyimlerine doğru evriliyor. 

 

Hal böyle olunca da tasarlanan ürünler, pazarlama, reklam ve diğer iletişim kampanyalarında artık yalnızca dijitale odaklanmanın başarı getirmeyeceği anlaşılıyor.

 

Fjord raporunda;

 

-Dijitali unutmayın tabii ama fiziksel ve dijitali ayrı değerlendirmekten vazgeçin,

 

- Dijitalin size ilham olmasına izin verin,

 

-Gerek fiziksel, gerek dijital deneyimlerin tasarımı için iyi tasarımcılara yatırım yapın diyor.

 

Kendime dönüp bakınca da ProjectPost30'la ilgili yapacaklarımda bu noktayı unutmamam gerektiğini kulağıma küpe ediyorum :)

 

Raporda dikkatimi çeken bir diğer başlık ise "Makinaların anlam arayışı".

 

Teknolojideki gelişimle birlikte yakın zamanda bir çok iş kolunun sona ereceği tartışması malum. Bir zamanlar yeni üretim hatlarının, hatta daktiloların hayatımıza girmesinin tehdit oluşturacağından bahsedilirken günümüzde Yapay zeka ve robotlar için aynı tartışmalar alevleniyor. Robotların işlerimizi elimizden alacağı öngörüsü, yapay zeka ve onunla öğrenmenin iş yaşamına etkisinin yanında biraz sönük bile kalabiliyor.

 

Raporda, tamam, bazı mesleklerin yerini başkaları alacak, ama buna karşın yeni iş alanları da yaratılacak, diyor. 

 

Fjord'ün de parçası olduğu global yönetim danışmanlığı şirketi Accenture tarafından hayata geçirilen küresel bir araştırma, bu bilişsel teknolojilerin gelişimiyle ortaya çıkacak yeni iş alanları arasında; eğitmenler (trainers), açıklayıcılar (explainers) ve süreklilik sağlayıcılar (sustainers'ı böyle çevirmiş oldum) olacağını ortaya koyuyor. 

 

Robotların ve makinaların da aslında "başka tür bir kullanıcı" olarak tanımlanabileceği yeni dünyada insanlar ve robotlar arasında rekabeti kızıştırmaktansa bunun ötesine bakarak, iki tarafın da güçlü yanlarını buluşturmanın önemine değiniliyor. 

 

Raporda güzel bir örnek de var. Harvard merkezli bir ekibin geliştirdiği yapay zeka kanserli hücrelerini tespit etme kapasitesi yüzde 92 oranında tespit ederken, patoloji uzmanlarında tutarlılık yüzde 96 oranında görülüyor. Yapay zeka ve insanın güçlerini birleştirdiği versiyonda ise oran yüzde 99.5'e çıkıyor.

 

Özetle, artık rekabeti bir kenara bırakıp güç birleştirme zamanı.

 

Kariyer değişimini aklından geçirirken gelecekte bizi nelerin beklediğini bilerek hareket etmek daha akıllıca olmaz mı?

 

PS: Yazıya eşlik eden görsel Fjord 2018 Trendler Raporu'ndan

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Takip edebilirsiniz