November 4, 2019

October 15, 2018

May 28, 2018

Please reload

Son Yazılar

Yatırımı kendinize yapın

December 25, 2017

 

Son iki aydır hayatımdaki değişimin detaylarını, sancılarını ve öğrendiklerimi en çok sizlerle paylaşıyorum. 

 

Geçtiğimiz haftalarda yurtdışında başlattığım yeni işle ilgili  bazı resmi işlemleri tamamlarken, üniversite diplomamın ne kadar önemli olduğunu öğrendim. Alt tarafı bir kağıt parçası işte deyip geçmiyorlar, maalesef. Çalışmak istediğim alanla ilgili bir diplomamın olmasının, özellikle de yurtdışında okuduğum bir okuldan olmasının dikkate alındığından bahsettiler. Bazı resmi işlemler ancak okul diplomasının yapılacak işle uygunluğunun anlaşılmasının ardından kolaylaşıyormuş. Elbette çok saçma geldi, biraz kurcalamaya çalıştım mantığını. Ama bizim gibi tartışma yanlısı insanlar değiller, sizin eğitiminiz işinizle uyumlu, dert etmeyin diyerek bireyselliğe övgü eşliğinde yolladırlar.

 

Ara ara sizlerden de mesajlar geliyor. Geçiş yapmak istediğiniz alanda resmi bir eğitim almadıysanız, yetkinliğinizin gerek çevrenizdekiler, gerek birlikte çalışacağınız insanlar tarafından sorgulanması önemli bir sorun. "Ama ben bu işi yapmayı çok istiyorum" demek, maalesef karın doyurmuyor. 

 

O işle ilgili formal bir eğitim almadığınızda ne yazık ki, sizinle o işe başvuran insanlardan otomatik olarak 3-0 geriden başladığınız gibi bir algı var. Peki hal böyleyken, kendimizi daha iyi ifade edip, hayalimizdeki kariyer için bizi işe alacak kişileri ikna etmede ne işe yarayabilir?

 

Buna kafa yorarken ve konuyla ilgili kaynakları araştırırken, çok Sevgili Victor Cheng'in bir yazısıyla karşılaştım.

 

Kendinizi potansiyel işverenlere anlatırken bence bu bakış açısından yararlanabilirsiniz. 

 

Cheng iki kavramdan bahsediyor: "İyi bir okul eğitimi almak (well-schooled)" ve "iyi eğitimli olmak" (well-educated)

 

Türkçe'ye çevirdiğinizde neredeyse aynı anlama gelen bu kavramlar aslında birbirinden çok farklı. 

 

İyi eğitimli olmanın anahtarı iyi bir okul eğitimi almaktan geçiyor mu, eh, evet kısmen. Ama yeterli değil. 

 

Neden derseniz, hemen şu soruyla karşılık verebilirim. 

 

Kaçımız okulda aldığı eğitimi iş hayatında kullanabiliyor? Ya da kullanıyorsa da ne kadarı gerçekten okuldan öğrendiklerinden oluşuyor?

 

Ben bu konuda şanslı olanlardanım. Ama ölçmeye kalksam okuldan öğrendiklerimin yüzde kaçını bilfiil işte kullanıyorum diye, yüzde 20'yi geçeceğini sanmam, ki bu bile çok yüksek bir rakam. Gerçekçi olamayacak kadar yüksek. 

 

Peki yüzdenin geri kalanı nereden geliyor?

 

Elbette kişinin kendini farklı araçlarla geliştirmesinden. İlgilendiğiniz alanda çalışan insanlarla saatler süren sohbetler, seminerler, online dersler, okumalar, dinlemeler ve bolca yazı yazmadan. Özetle kişinin kendi kendini eğitmesinden, yani well-schooled değil, well-educated olmasından.

 

Aldığınız eğitim muhtemelen sizin ilk ya da ilk iki iş deneyiminiz için belirleyici, ondan sonra yaptıklarınız tamamen kendinizi nasıl geliştirdiğinizle alakalı. Benim geçtiğimiz günlerde şahit olduğum tersi bir duruma işaret etse de, siz size gelecek eleştiriler karşısında bu argümanı kullanmaktan çekinmeyin bence.

 

Okul eğitiminin ötesinde her geçen gün kendinizi daha iyi ifade edebileceğiniz bir kişiye dönüşmek için çabalamak bir hayat tarzı, bir nevi kendinize yatırım.

İlgi alanlarınız aracılığıyla kendinize yatırım yapma alışkanlığını kazandığınız sürece hayalinizdeki işe kavuşmada karar vericileri etkilemek giderek daha kolay olacaktır. 

 

Hazır yeni yıl da yaklaşıyorken, kendinize yatırım yapmaya ne dersiniz?

 

PS: Görsel İstanbul duvarlarından: Önce kendiniz olun

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Takip edebilirsiniz