November 4, 2019

October 15, 2018

May 28, 2018

Please reload

Son Yazılar

Yanınıza kimin oturduğuna dikkat edin

September 18, 2017

 

Bundan yaklaşık on yıl önce iş hayatına yeni atıldığım günlerde, patronumla ilk kez seyahat ederken uçakta bana; "Gökşen, yanına kimin oturduğuna iyi bak, hayatına ne zaman, ne katacağını bilemezsin" demişti. 

 

Kast ettiğinin ne olduğunu elbette yıllar içinde daha iyi anladım. O an uçak örneğini vermişti ama bunu pekala günlük koşturmaca içinde bulunduğumuz her mekan için düşünmek mümkün. 

 

Yaşarken çoğu zaman farkında olmuyoruz. Aslında hayatlarımız biraz da ansızın denk geldiğimiz insanlarla ya da onlar sayesinde tanıştığımız başkalarıyla etkileşimlerimizin yarattığı fırsatlarla şekilleniyor. Tabii bir de bu fırsatlar sayesinde aldığımız kararlarla... 

 

Bir yerde okumuştum "Başarılarınızın sorumlusu siz olabilirsiniz ama emin olun, sebebi bir tek siz değilsiniz". 

 

Bir düşünün...

 

En son ne zaman ilgi alanlarınızın dışında bir insanla tanıştınız ve iletişimi devam ettirdiniz? Veya en son ne zaman hiçbir fikrinizin olmadığı bir konuda yardıma ihtiyacınız oldu ve siz kimden yardım isteyeceğinizi adınız gibi bildiniz?

 

Hafta içinde yıllar önce Forbes'da yayınlanmış "Tek bir alana odaklanmamış olmak kariyerinizi nasıl bir adım öteye taşıyabilir?" başlıklı bir yazıya denk geldim. 

 

Yazı özetle, sürekli sizinle aynı bakış açısına sahip insanlarla vakit geçirmenin orta ve uzun vadede yarardan çok zarar getireceğine ve farklı alanlardan insanlarla iletişimde olmanın ve onların görüşlerini almanın daha sağlıklı karar vermede olumlu etkisi olduğundan bahsediyor. 

 

Kurumların son yıllarda üzerinde özellikle durdukları "çeşitlilik" (diversity) teması da bununla doğrudan bağlantılı. Farklı arka planlardan, kültürlerden gelen, kadın ve erkek dengesinin sağlandığı takımların verimliliğinin tek tip bir takıma göre daha üst seviyede olduğu araştırmalar tarafından kanıtlanıyor.

 

Aynı yaratıcılık ve verimi kendi hayatınıza yansıtabilmenizin temelinde de o kendinizi çok rahat hissettiğiniz, sürekli onaylandığınız ve olumlandığınız sınırların dışına çıkmak yatıyor.

 

Bu mevzu farklı kariyerleri deneyimlemek isteyenleri de yakından ilgilendiriyor. 

 

Konuya biraz da bilimsel yaklaşalım:

 

Ron Burt isimli Amerikalı bir araştırmacı, sosyal ağların kişinin kariyerine nasıl bir rekabet avantajı kattığını usulca incelemiş.

 

Aşağıdaki ilk görsel (Step 1) farklılıklara sahip bir grubun üyelerini resmediyor. İkinci adımda benzerliklere sahip kişilerin yavaş yavaş alt gruplar oluşturmaya başladığını, 3. adımda ise o grupların birbirlerinden giderek uzaklaştıklarını görüyorsunuz. Network Bilimi'nde (evet böyle bir bilim dalı varmış) bu duruma homofili deniyormuş.

 

 

 

 

 

 

Gruplar ortaya çıktıkça, üyeler arasındaki güven duygusu pekişiyor, kendilerine özgü bir dil, bir kültür yaratmaya başlıyorlar. Doğal olarak daha hızlı koordine oluyor ve daha sıkı bağlar geliştiriyorlar. İşte tam da bir grup için en güçlü görünen bu özellik, Burt'e göre grubun en büyük zayıflığı. Çünkü bu sıkı bağlar  grupların "echo chambers" (yankı odaları) yani kendi söyleyen kendi dinleyenlerin bulunduğu odalara dönüşmesine neden oluyor.

 

Bir fikir ortaya atıldığında, konuya farklı açılardan yaklaşılsa dahi, görüşler birbirine benzer olduğu için körler sağırlar birbirini ağırlar durumu ortaya çıkıyor.

 

Burt diyor ki; "Biz farklı perspektiflerin olduğu her ortamda çeşitlilik var sanıyoruz, oysa iki insanın bir konudaki farklı bakışı iki özgün bakış olduğu anlamına gelmiyor." 

 

Peki bu ne demek? Yine yazıya referans vermek gerekirse, "Çeşitlilik" alanında araştırmalarıyla tanınan Scott Page isimli araştırmacı şu örneği veriyor: 

 

"Diyelim ki, yeni bir telefon alacaksınız. 5 kişiye danışmaya karar verdiniz. Bu 5 kişiyi nasıl seçersiniz? Telefonlardan çok iyi anlayan 5 kişiye mi, yoksa başka meslek gruplarından 5 insana mı danışmayı düşünürsünüz?"

 

Page diyor ki, eğer bu işin uzmanı 5 kişiye danışırsanız,minik farklara rağmen muhtemelen benzer tavsiyeleri alırsınız. Bu durumda bilin ki, ortada bir "echo chamber" durumu var. Ama birbirinden çok farklı alanlardan olan insanlar aynı sonuca varıyorsa, gönül rahatlığıyla bilin ki yapacağınız seçim çok daha sağlıklı olur."

 

İşte bu yüzden çevrenizde bambaşka alanlardan insanların olması, hayatınıza büyük bir zenginlik katmanın ötesinde, daha sağlıklı kararlar almanızda da yol gösterici olabilir.

 

Geçtiğimiz hafta TRT Kent Radyo'da bir söyleşiye katıldım ve sohbetin bir noktasında "Rönesans insanı olmak" yani farklı alanlarda beceri geliştirmek konusuna değindik. Bugün rönesans insanı olmak çok kolay değil belki ama rönesans networkü geliştirmek mümkün. .

 

Peki nasıl?

 

- Çevrenizi daha iyi gözlemleyin. Gittiğiniz mekanlarda, kullandığınız toplu taşıma araçlarında, seyahatlerde yanınıza oturan, size soru soran ya da sizin iletişime geçmeniz gereken insanları inceleyin. Merak ettiklerinizi sorun.

 

-İş yerinizde tüm çalışanların sosyalleştiği alanlar varsa oralarda vakit geçirin. Sizden farklı departmanlarda çalışan insanlarla sohbet edin, yaptıkları işleri anlamaya çalışın, bol bol soru sorun.

 

-İçinde olmak istediğiniz sosyal ya da profesyonel grupları, networkleri belirleyin. Sonra o networklerde olan ya da oralarla bağlantısı olan bir tanıdığınız varsa iletişime geçin ve sizi de etkinliklerine davet etmesini isteyin. Ya da size referans olmasını rica edin.

 

-İlginizi çeken ama henüz iş ya da sosyal hayatınıza yansıtmadığınız bir alanda online ya da offline ders alın. Online ders alıyorsanız forumlarında, eğer offline'sa ders aralarında yeni insanlarla tanışın. 

 

Bunlar ilk etapta aklıma gelen öneriler, eminim çok daha fazlasını yapabilirsiniz. 

 

Rönesans networküne sahip olmanın faydalarını hayatınızın her alanında görebilirsiniz. Ne de olsa günümüzde yalnızca iş yaşamı değil, sosyal hayatınız da bağınızın olduğu bu ağlarla anlam kazanıyor.

 

PS: Yazıdaki görsel Contemporary Istanbul'dan, çok ayıp olacak ama sahibini not etmeyi unutmuşum. Bilen, hatırlayan varsa bildirirse nefis olur.

 

 

 

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Takip edebilirsiniz