November 4, 2019

October 15, 2018

May 28, 2018

Please reload

Son Yazılar

Ne iş yaptığınız değil, onu nasıl yaptığınız önemli

March 13, 2017

 

 

Merhaba!

 

Biraz tereddüt ederek de olsa siteyi 8 Mart'ta yayına almayı başardım.

 

Neden tereddüt ettin derseniz; hem çok kısa sürede hazırladığım için hataların gözünüze çok çarpmasından, hem de 8 Mart hengamesinde arada kaybolmasından korkmuştum.

 

Ama aldığım olumlu geri dönüşler ve yapıcı önerilerle endişelerim biraz olsun ortadan kalktı. Ayrıca bir şeyleri yola çıktıktan sonra değiştirme ve düzeltme fikri de artık kötü gelmemeye başladı.

 

Dürüst olmam gerekirse, ProjectPost30 yaptığım çalışmaları ya da düşündüklerimi düzenli olarak paylaşabilmem konusunda önemli bir eşik. Neredeyse kendimi bildim bileli yazı yazıyorum; farklı platformlarda, farklı amaçlarla, farklı isimlerle ... Ama nedense daha önce yazdıklarımın hiçbirini kendi kendime daha geniş kitlelere duyurma çabası içine girmedim. Emin değilim; belki utandığımdan, belki de beğenilmeme ya da eleştirilme korkumdan, belki tanınmak istememekten. Ya da hepsi birden. Kendimi tanıdıkça bunu da değiştirme yönünde karar aldım.  Yaş almanın güzelliklerinden biri de, çok umursamadan istediğin yolda devam etme iradesini göstermek olsa gerek :) 

 

ProjectPost30, çalışma alanlarımdan biri olan kadının güçlenmesi temasını, iletişim araçlarıyla birleştirdiğim, daha geniş okuyucu kitlesini hedef alan bir çalışma. 

 

Projenin işlevinin,  değişim cesareti göstermiş ya da mecburen değişim yaşamış insanlarla, değişim ihtiyacı içinde olanlar arasında iletişim kurmak olduğunu söylüyorum. Ama daha ilk haftadan hiç düşünmediğim bir başka işleve de sahip olabildiğini gördüm.

 

O da anlatılan hikayelerdeki kimi detayların başka projelere ve işbirliklerine vesile olma potansiyeli.

 

İnsanlar arasında köprü olmaya çalışmak derken tam da bundan bahsediyordum. İşler biraz daha ciddileşince büyük bir mutluluk ve heyecanla sizinle paylaşacağım ama daha ilk günlerden bu platformun insanları bir araya getirme misyonunu gerçekleştirdiğini görmek inanılmaz.

 

Kim bilir daha düşünemediğim ne fikirler çıkacak ortaya.

 

Son 20 gündür dinlediğim hikayelerin hepsinde ortak noktalar arıyorum. Çünkü bu ortak noktalar başka yazıların, hatta belki de daha büyük projelerin içeriğini oluşturacak. Dikkatimi çeken ortak noktaların başında ise,  her kadının "kendi" olmak için gösterdiği çaba geliyor. Eğitim, iş deneyimi, sosyo-kültürel arka plan, doğduğu, yaşadığı ülke, şehir, semt fark etmeksizin hepsinde benzer olan şey var olanı kabullenmeyip, değişime giderek, kendileriyle barışmanın yollarını bulmaya çalışmaları. Her birini benzersiz yapan şey de bu. Başarı tanımlarını sorduğumda da verdikleri yanıt tamamen bununla alakalı. Ne iş yaptıklarından bağımsız olarak önemli olan o işi nasıl yaptıkları.

 

Bu konuda Caroline McHugh'un "Kendi olma sanatı" (The art of being yourself) isimli Ted Konuşmasına göz atmanızı öneririm:

 

 

 

Hikayeleri her hafta çarşamba günü yayınlama kararı aldım.  

 

Henüz haftada kaç hikaye paylaşmalıyım konusunda karar veremesem de, en az bir hikayeyi sizlere ulaştırmaya çalışacağım. Elbette var olan iş yoğunluğuna bağlı olarak sayı her hafta değişebilir.

 

İçerikten konsepte, sitede görmek istediğiniz özelliklerden, sormamı istediğiniz sorulara kadar her konuda iletişime geçebilirsiniz.

 

Hep söylediğim gibi dinamik ve sürekli gelişime açık olacak bir platform. O yüzden yaptığınız her yorum çok değerli.

 

Hafta içi aldığım geri dönüşlerden biri 30 yaşın kariyer değişimi için hiç de geç bir yaş olmadığı; 30 yerine 35 sonrasını ele almamın daha anlamlı olacağı yönündeydi.

 

Şu açıdan haklılık payı var: 30 değişim için asla geç bir yaş değil, hatta düşününce hiçbir yaş geç değil. 35 sonrasına odaklanmak istememiş olmamın birinci nedeni "yaş 35 yolun yarısı" klişesine düşmemekti. İkincisi ise çevremde gözlediğim değişim rüzgarının 30'la birlikte başlamış olmasıydı. Belki de benim 30'larımın başında olmamın da etkisi vardır :) 

 

Yaş ne olursa olsun ProjectPost30'un kapıları hikayesi olan herkese açık olacak. O yüzden bir hikayeniz varsa; isme ve konsepte takılıp, lütfen sessiz kalmayın. 

 

Bir başka yorumsa; konukların işlerinin detayından ziyade geçiş sürecinde yaşadıkları psikolojiye, sorunları nasıl aştıklarına daha fazla odaklanmanın iyi olacağı yönündeydi. Zaman sınırını göz önünde tutarak bu konuyu mutlaka daha fazla işlemeye çalışacağım.

 

Ayrıca size danışmak istediğim bir konu var, podcastleri farklı mekanlarda kaydediyoruz, doğal olarak arka plan çoğu zaman gürültülü oluyor. Masrafsız bir şekilde arka plan seslerini silmek mümkün müdür?

 

Bu hafta aynı sektör içinde farklı birimlere geçiş yapma mücadelesi veren ve sonunda hedefine ulaşan gözlerinin içi gülen bir kadının hikayesini dinleyeceksiniz. Sohbet ederken gözlerimiz dolu dolu oldu. Ben azmine hayran kaldım, o yaşadıklarını anlatırken duygulandı. Eminim o enerji size de geçecek.

 

Son olarak eğer henüz yapmadıysanız, ProjectPost30'un Facebook Sayfası ve Twitter hesabını takip etmenizi öneririm.Tabii ilgileneceğini düşündüğünüz kişilerle de paylaşırsanız çok sevinirim. Bu hesaplarda yalnızca hikayeler olmayacak; kariyer gelişimi, insan kaynakları, kadının güçlenmesi ve erkeklerin bu konuya katkısı gibi bir çok konuda bilgiler ve haberler de bulabileceksiniz. 

 

Keyifli bir hafta geçirirsiniz umarım. 

 

Sevgiler

 

Gökşen

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Takip edebilirsiniz