November 4, 2019

October 15, 2018

May 28, 2018

Please reload

Son Yazılar

Hello world!

March 8, 2017

 

Bundan yaklaşık on beş gün önce bir pazar gece yarısı ilk olarak Facebook üzerinden paylaştığım not sayesinde hayatıma hızla onlarca yeni insan ve hikaye dahil oldu.

 

"Proje hakkında" bölümünü daha kısa ve net  tutmak istediğim için hem işin arka planını anlatabileceğim, hem de ilerleyen günlerde güncel gelişmeleri paylaşabileceğim bir de blog olsun istedim.

 

ProjectPost30'un ortaya çıkış hikayesi için zamanı biraz geriye sarmam gerekiyor.

 

Kendimi romantik biri olarak tanımlamasam da hayatımda romantik olduğunu düşündüğüm bazı ritüeller var. Bunlardan yıllardır bana en iyi geleni,  sevdiğim insanlarla mektuplaşmak. Artık e-mail formunda olsa da, ara ara uzun uzun mektuplar almak; karşımdaki insanın iç dünyasında yolculuk etmek en büyük keyiflerimden biri.

 

Bir süredir dünyanın öbür ucunda yaşayan bir arkadaşımla bahsettiğim türden bir iletişim içindeyiz.

Son haftalardaki yazışmalarımızın ana teması içinden geçtiğimizi düşündüğümüz varoluş krizi.

 

Kendimizi gerçekleştirmek adına şu zamana kadar yaptıklarımızın acaba yolun ne kadarı olduğu ve bu yoldan başka bir yöne sapmanın bize neler getireceği, ya da bizden neler alacağı üzerine uzun uzun içimizi döküyoruz.

 

Şubat ayının sonunda bir cumartesi sabahı ondan aldığım e-maili okuduktan sonra, o günün akşamı en yakın arkadaşlarımdan biriyle dışarı çıktık. Laf lafı açarken işini çok severek ve çok iyi yaptığını bildiğim bu arkadaşım hiç beklemediğim bir anda, “Hayatım boyunca sadece bu işi yapmak istediğimi sanmıyorum.Elimden gelen başka bir şeyler daha olmalı!" diyerek serzenişte bulundu. 

 

Saatlerce, kendi elleriyle kazıyarak kurduğu düzeninin onu neden rahatsız ettiği ve başka neler yapabileceği üzerine sohbet ettik.

 

Aynı gün içinde birbirinden çok farklı hikayelere birebir şahit olunca, son aylarda tüm arkadaşlarımla yaptığım sohbetleri zihnimden geçirmeye başladım.

 

Bu iki örnek dışında dünyanın neresinde olduğunun önemi olmaksızın 30'lu yaşlarındaki hangi arkadaşımla konuşsam, hayatını kökten değiştirme hayalinin peşinde olduğunu fark ediyorum.

 

Kimimiz rüyalarımızı süsleyen işi yapma şansını elde ederken, bir süre sonra tahayyül ettiğimiz yaşamdan uzaklaştığımızı düşünüyoruz. Bunda içinde yaşadığımız ülkelerin siyasi ve ekonomik durumu kadar, bireysel bazda yaşadığımız sıkıntıların da etkisi oluyor. Kimimizse 20'li yaşlarımızın başında bize dayatılan düzenin akışına kapılarak yıllarca sürükleniyor ama 30'lu yaşlarda buna dur diyecek cesaret anını kolluyoruz.

 

O hafta pazar gece yarısı (19 Şubat'ı 20'sine bağlayan gece) bir anda içimden Facebook’a şu notu bırakmak geldi: “30'lu yaşlarında kariyerini kökten değiştirmiş kadınları arıyorum. Çevrenizde tanıdığınız varsa benimle tanıştırır mısınız?”

 

Ertesi sabah aynı mesajı Linkedin’e koydum. Salı sabahı ise Twitter’a.

 

Arkadaşlarımın paylaşımları ve yorumlarının desteğiyle bir anda mesajlar gelmeye başladı. Bu mesajlar arasında iş hayatını kökten değiştirmiş kadınlar da var, değişim ihtiyacı ve çabası içinde olup henüz cesaret edemeyenler de. 

 

İlk etapta aklımda hayatlarında değişimi yaratan kadınların hikayelerini dinleyerek kişisel websitem için bir yazı yazmak vardı.

 

Sonradan bunun çok dar kapsamlı olacağını hissettim. Esas ihtiyacımız olan şey bir araya gelerek, deneyim paylaşmak belli ki. Şu anda bunun altyapısını hazırlıyorum.

 

Bu websitesi adımlardan yalnızca biri. 

 

Bu siteyi yalnızca birkaç gün içinde hazırlamam ve yayına almamın arkasında da bir davranış değişikliği yatıyor aslında. Eskiden olsa bu iş için haftalarca, hatta belki de aylarca bekleyebilirdim.

 

Ama bir işi mükemmelleştirmeye çalışarak vakit kaybetmektense, var olan kaynaklarla yola çıkmayı ve yoldayken iyileştirmeye gitmeyi öğretiyorum kendime.

 

Henüz nereye varacağını kestiremesem de içimde tatlı bir heyecan var.

 

Mesaj gönderen, sonrasında tanıştığım bir çok kadından aldığım enerji, güzel gelişmelerin habercisi bence.

 

İlerleyen günlerde neler yaptığımı sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.

 

Bu arada şunu belirtmem gerekiyor: Kadın konularına dikkat çekmenin yönteminin yalnızca kadınların kendi aralarında deneyim paylaşmasıyla olacağına asla inanmıyorum. Erkeklerin konuyu idrak edip, sahip çıkması, kadınların kendi içlerinde yürüttüğü çalışmalardan çok daha etkili.

 

Her ne kadar bu proje başlangıçta kadınları hedeflese de ilerleyen dönemde kadın-erkek herkesin deneyimine açık olacak. 

 

Bu arada konuyla ilgili olduğunuzu düşünüyorsanız lütfen mesaj bırakın ya da e-mail yazın. Çok kısa sürede geri dönüş yapma garantisi veriyorum :)

 

Hikayeleri takip etmek için sürekli bu siteye girmek istemezseniz e-mail listesine üye olun, biz size gelelim !

 

Sevgiler

 

Gökşen 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Takip edebilirsiniz