İKİ HİKAYE, BİR NEFİS PROJE !

BU HAFTAKİ KONUKLARIM RÜYA CANDEMİR VE KEMAL GÖZTEPE

28

MART
2018

Bu hafta uzun bir aradan sonra yeni bir hikayeyle, hatta iki yeni hikayeyle karşınızdayım. Konuklarım Rüya Candemir ve Kemal Göztepe.​

Kemal ve Rüya'yla söyleşi yapmayı bir kaç nedenle sabırsızlıkla bekliyordum.

 

Öncelikle elbette kendi kariyerlerini başka bir kulvara taşıdıkları için. Ama bunun ötesinde, ortaya çıkardıkları girişimin tam da bizler gibi;

 

*Hayatında değişim arayan,

*Hangi sebeple olursa olsun kendilerini dinlemeye, daha iyi tanımaya ve anlamaya çalışan,

*İş, özel ya da sosyal hayat ayrımı olmaksızın karşısına çıkan zorluklarla mücadelede daha dirençli olmak isteyen,

*Özetle kendine ve hayatına ilişkin "farkındalığını" artırma çabasında olan herkese dokunması sebebiyle hikayelerini paylaşmak istedim sizlerle.​

Sürprizi bozmadan doğrudan söyleşiyi dinleyeyim derseniz, aşağıdaki kutuya tıklamanız yeterli. Ama özet için okumaya devam lütfen.

Kemal, Hacettepe Üniversitesi Bilgi Belge Yönetimi Bölümü mezunu. İstemediği bir bölümde okuduğunu düşünse de, sürekli öğrenmeye ve kendini geliştirmeye inanan biri olarak, o dönemde bölümden neyi kapabiliyorsa aldığını ve yoluna İstanbul'da Sinema-TV yüksek lisansı yaparak devam ettiğini anlatıyor. 

 

Yüksek lisansın bitmesiyle önce start-up'larda video prodüksiyon projelerinde, sonra ise sinema ve TV projelerinin reji ekiplerinde görev alan Kemal, kurumsal yaşamda bir beyaz yakalı olarak hiç çalışmadığını belirtiyor. Bu durumun hem iyi hem de kötü yanlarını gözlemlemesinin ardından, "En güzelinin V yakalı t-shirtümü giyip gezmek olduğuna karar verdim" diyor.

 

 

Kemal, sette çalışırken

Bu sırada Rüya'nın hikayesini merak ediyorum. Rüya, yoğunluklu olarak tıp sektöründe çalışan bir aileden geliyor. Hal böyle olunca ilk etapta kendisini sosyal bilimlerle ilgili bir alanda çalışırken hiç düşünmemiş.

 

Bilkent Üniversitesi'nde İşletme okuyor okumasına ama kendini hiç o bölüme ait hissetmiyor. Üniversite yıllarında tasarımla ilgili konular ilgisini çekmeye başlıyor, özellikle ürün tasarımı üstüne okumalar yapıyor, o alandan insanlarla görüşüyor ve ardından bir yıl İspanya Madrid'de konuyla ilgili eğitim alıyor. Türkiye'ye döndüğünde ise kurumsal şirketlerde tasarıma en yakın olabileceğini düşündüğü pazarlama birimlerinde deneyim kazanıyor. 

 

Rüya'nın Madrid'de gittiği okuldan bir kare

Her ikisine de yaptıkları işleri bırakmalarına neden olan olayları soruyorum. 

 

Rüya'nın şu sözleri çok hoşuma gidiyor: 

 

"Çocukken belli bir enerjiniz oluyor. O enerjiyle zorla bir şeylere entegre olmaya çalışıyorsunuz ama sonra bir yerde, yaşın da etkisiyle "burada bir yanlış var" diyorsunuz. Ben de yanlış giden bir şeyler olduğunu hissediyordum ama atmam gereken adımı bilmiyordum. Uyum göstermek zorunda olduğumu düşünüyordum. Ama bir yandan onu da yapamıyordum ya da yapmıyordum. Heyecan ve motivasyonun olmadığı durumda her gün bir zorlama oluyor. Ben bu farkındalığın üstüne adım atanlardan oldum.-."

 

Rüya'yı işini bırakmaya götüren bu farkındalık oluyor aslında. Sonrasında disiplinlerarası bir yapısı olan İTÜ endüstri ürünleri tasarımı yüksek lisans programına başlıyor.

 

Kemal kendi hikayesine şöyle devam ediyor: 

 

"Rüya gibi benim de içimde kalan uhde tasarımmış meğer.TV ve film setlerindeki telaş ve karşılıklı saygısızlık boyutunun başka bir yerde olduğunu görüyordum. 3-4 seneye yakın reji yapmamın ardından istediğim gibi bir iş ortamına ve pozisyona sahip olamayacağımı anladım ve bir gün dosyalarımı teslim edip bıraktım." 

 

İkilinin işlerini bırakmaları ve sıfırdan yeni bir girişimi hayata geçirmelerine giden yol her ikisinin de meditasyona ilgi duymasıyla başlıyor. Bir gün konuyla ilgili sohbet ederlerken Türkçe bir uygulamayı hayata geçirme fikri ortaya atılıyor. Detaylar elbette podcastte.

 

Kemal, "Bu noktaya öncelikle kendi işimize sahip olma isteğiyle, bizim için doğru olanın bu olduğunu düşünerek geldik", diyor.

 

"Kendini tanımaya başladığında, adım atmaktan da çekinmiyorsun, bu doğal bir süreç oluyor" diye ekliyor Rüya.

 

İkili önce bir alan araştırması yapılıyor, neye ihtiyaçları olduğunu ve o ihtiyacın karşılığı olarak ne kadar bütçe yaratabileceklerine bakıyorlar. Özellikle içerik tarafındaki titiz çalışmanın ardından Patika'yı hayata geçiriyorlar. 

 

Patika nedir diye merak edenler için, öncelikle bir Türkçe bir mindfulness-meditasyon uygulaması olduğunu söyleyerek başlayalım. Sloganı da "Herkes için kolay meditasyon". Uygulama, hiç meditasyon deneyimi olmayan,daha önce zorlanıp kendisine uygun olmadığını düşünen, ya da deneyimli tüm kullanıcılara yönlendirmeli ses kayıtları sunuyor. Yurtdışında benzer uygulamalar olsa da Patika'nın en önemli özelliği içeriklerinin Türk yaşam dinamiklerine uygun yerelleştirilmiş olması.

 

Rüya, Patika'nın inandıkları değerlerin peşinden gitmek için bir fırsat olduğunu söylüyor ve şöyle devam ediyor:

 

"Haftasonu da, gece de çalışsak; severek çalıştığımız, faydalı olma güdüsüyle beslediğimiz bir proje."

 

Son olarak ikiliye bu macerada yolunuza çıkan zorluklarla siz nasıl mücadele ediyorsunuz ve başkalarına neler önerirsiniz diye soruyorum. Rüya şu şekilde yanıtlıyor:

 

"Her şey öncelikle bu yolda zorlukların olacağını kabul etmekle başlıyor. Bunu bilmek, zorlukla karşılaştığınızda bunun sonsuza dek sürmeyeceğini, zorluktan sonra düzlüğün geleceğini de bilmek demek. Sonunda iki şey var tabii ki:​ Mutlu son da olabilir, başarısızlık da. Ama başarısızlık da yalnızca yoldaki bir unsur. Bu yüzden odağımızı genişletmemiz gerek.

 

Ayrıca sevdiğiniz işi yaparsanız çalışmış olmazsınız demek istemiyorum, çünkü öyle olmuyor. Ama yaptığınız şey değerlerinizle uyumluysa, o zorluklarla baş etmede daha güçlü çıkarak mücadele ediyorsunuz." 

 

Kemal'e göre ise kariyer değiştirmek artık 21. yüzyılın modası. İnsanların iş yapma biçimleri, ekonomik farklı iş alanlarını doğurması, bu iş alanlarının empoze ettiği yeni modeller... Bunlar ister istemez insanların farklı alanları deneyimlerini sağlıyor. Kemal özellikle farkındalık konusuna daha yoğun eğilmesinin kendisinin parayla ve başarısızlık hissiyle olan ilişkisini de farklı bir boyuta getirdiğinden bahsediyor ve değişim isteyenlere: "Yaptığın işe sahip çıkın ve sınırlarınızı çizin. Bugününüzün farkında olun" önerisinde bulunuyor. 

Patika'yla ilgili daha detaylı bilgileri websitesi üzerinden alabilir ayrıca uygulamayı gerek Apple Store'dan, gerek Google Play üzerinden indirebilirsiniz.

İster evde, ister işte, ister toplu taşımada, isterseniz yolda yürürken yapabileceğiniz bu meditasyon seanslarının emin olun çok faydasını göreceksiniz. En azından ben kendi hayatımda, özellikle de son aylarda yaşadığım yoğun iniş çıkışlarda görüyorum :)

Rüya ve Kemal'in hikayesinin detayları aşağıdaki podcastte, tamamını dinlemenizi öneririm.