25

EKİM
2017

ProjectPost30 sayesinde hayatıma giren nefis oluşumlardan birinin Ladies That UX olduğunu sıklıkla dile getiriyorum, biliyorsunuz. Etkinlikleri sayesinde farklı sektörlerden binbir güzel insanla tanışma fırsatı buldum. Onlardan biri de bu haftaki konuğum Remziye Kılıçlıoğlu. 

Uzun yıllar sağlık sektöründe çalışan Remziye'nin, takı tasarımı alanında marka yaratma macerasını dinliyoruz bu hafta. 

Podcaste aşağıdaki kutudan ulaşabilirsiniz.

Ama önden bir özet alayım derseniz, okumaya devam edin lütfen.

REMZİYE KILIÇLIOĞLU'NDAN

SAĞLIK SEKTÖRÜNDEN TAKI TASARIMINA UZANAN BİR YOLCULUK 

 

Remziye Almanya doğumlu. İlk gençlik döneminde kadar orada büyüdükten sonra Türkiye'ye geliyor ailesiyle. Üniversiteyi, hayalindeki bölüm olmasa da dil avantajı sayesinde Hacettepe Alman Dili ve Edebiyatı bölümünde okuyor.

Mezuniyetin ardından bir an önce işe başlaması gerektiği için önüne çıkan fırsatları değerlendiriyor ve kendini sağlık sektöründe buluyor. 

Sağlık sektörü elbette derya deniz. Remziye aslen ameliyatlarda kullanılan ürünler için ürün yöneticisi olarak çalışıyor. Sürekli hastenelerde, doktorlarla birlikte, hatta kimi zaman bilfiil ameliyatlarda bulunuyor, malzemelerin doğru kullanımlarını gözlemliyor.

Her ne kadar çalışma alanından keyif alsa ve işinde başarılı olsa da, yaşadığı tatsız olaylar onu işinden biraz soğutuyor. 

Önce babasını kaybediyor, üstüne bir mobbing vakasıyla karşı karşıya kalıyor. Tüm bu huzursuzluklar birleşince, Remziye kurumsal hayattan tamamen ayrılma kararı alıyor ve kendini keşfe çıkıyor:

"Amacım hayattan ne beklediğimi, hangi işi yapmam gerektiğini keşfetmekti" diyor ve sonra ekliyor:

 

"Neyi istemediğimi biliyorum ama neyi istediğimi bilmiyordum. Kendimi tanımaya ihtiyacım vardı." 

Bu keşif süreci Remziye için ortalama iki yıl sürüyor. İki yıl zarfında da planlı biçimde hareket etmediğinden, önüne çıkan fırsatları değerlendirdiğinden bahsediyor. 

Fırıncılık, ev yemekleri yapan bir mekan, çizim ve profesyonel makyaj uzmanlığı alanlarına ilgi duyuyor. Kimi için eğitimler alıyor ama sonra kendine uygun olmadığını farkedip, başka alanları keşfe çıkıyor.

Derken bir gün Etsy'i keşfediyor. Etsy, takı tasarımına olan ilgisini açığa çıkarıyor ama orada da tezgah başında olmak istemediğini bildiğinden önce temkinli yaklaşıyor.

Takı tasarımıyla ilgili detayları öğrendiği sırasında tanıştığı bir usta, Remziye'yi 3 boyutlu bilgisayar programı eğitimine yönlendiriyor. Aylarca gece gündüz programı çözmeye çalışan ve bunu yaparken sıkılmayan Remziye, aradığı yeni iş alanının bu olduğunu farkediyor. 

2016 sonunda da çıkardığı bir seriyle yurtdışı fuarlarına katılıyor; hem fuarda gördüğü ilgi hem de arkadaşlarının teşvikiyle kendi markası RK925'i hayata geçiriyor. 

Söyleşimizde değişim sürecinden de bahsediyoruz haliyle.

Normal şartlarda 2 yıllık bir arayış kolay değil. Bu dönemde maddi olarak işten ayrılırken aldığı tazminatın faydasını gördüğünü, manevi desteği ise kız kardeşinden aldığını söylüyor. 

 

Yakın çevresi ise hala tam zamanlı bir işe girmesinden yana. "Yap ama hobi olarak yap bakışı" Remziye'nin hikayesinde de geçerli anlayacağınız. Bu yorumlar karşısında Remziye'nin tutumu ise net:

 

"Kendim için çalışmak, keyif aldığım bir işi yapmak istiyorum. Derdim sadece para için çalışmak değil. Kendimi geçindirecek para kazanayım, huzurlu olayım, yeter."

 

Takı tasarımı serüveninde çizim, vizyon, pazarlama Remziye'de, ama teknik kısmında işbirliği yaptığı ve güvendiği ustaları var. Esas hedefi ise Türkiye'de üretip, yurtdışına satış yapabilmek.

Remziye'ye göre kişinin ne yapmak istediğini bulması için kendini dinlemesi şart; bunu da kurumsal hayattayken başarmanın çok mümkün olmadığını düşünüyor.

Hayatta hiçbir şeyin siyah-beyaz olmadığını da hatırlatan Remziye, "Bazen bir adım atıyorsun ve ancak süreç içinde sana uygun olup olmadığını anlıyorsun. O yüzden denemek çok önemli" diyor. 

Remziye'nin büyük bir çaba ve sıkı çalışmayla birbirinden güzel gümüş tasarımlarla hayata geçirdiği markası RK925'i radarınıza almanızı öneririm. 

Remziye'yle söyleşimizin tamamına ise aşağıdaki podcastten ulaşabilirsiniz. 

Keyifli dinlemeler!