Search
  • Gökşen Asia

Havada başka türlü bir enerji var!


Eylül başına kadar yazı yazmama kararı almıştım kendimce. Biraz dinleneyim, bol bol düşüneyim, okuyayım, notlar çıkarayım, sonra da sizlerle paylaşayım diye...

Ama son günlerde tükenmeyen enerjim, yaşanan güzel gelişmeler ve üstüne gelen nefis haberlerle tüm bunları içimde tutmakta zorlandığımı farkettim. Sizinle paylaşmayacağım da kime anlatacağım ! Yine de temkinli davranıp sadece gerçekleşenleri özetleyeceğim.

Son dönemde bir kaç yerde ProjectPost30'la ilgili haberler çıkınca, bir fırsat diğerini doğurmaya başladı. Onlardan biri de geçtiğimiz hafta TEB'le Kadın'ın Facebook Canlı Yayını oldu. Şu zamana kadar dinlediğim hikayelerden çıkan ortak noktaları derlediğim bu yayın yalnızca proje değil, benim için de önemli bir deneyimdi. Kendimi sonradan izleyince bir yandan rahatlığıma şaşırdım, ama bir yandan da ekran karşısında düzeltmem gereken ne kadar çok şey olduğunu farkettim.

Bir başka gelişmemiz Toronto'dan. ProjectPost30 sayesinde hayatıma giren, geçtiğimiz aylarda hikayesini yayınladığım Arzu'yla o ilk sohbetimizden bu yana diyalogumuz hiç kopmadı. Gerçi projeye dahil olan kimseyle kopmadı ama Arzu'yla daha da derinleşti diyebilirim. Enerjisi, çalışanlığı ve azmiyle beni çok etkilediğini, ProjectPost30'daki heyecanımı en az benim kadar coşkuyla paylaştığını söyleyebilirim. Sohbetlerimizde hep bir arada olsak kimbilir neler yaparız, dünyayı yerinden oynatırız diyorduk aylardır :)

ProjectPost30'u dünya çapında bir proje haline getirme hayalimi bilen Arzu, cumartesi sabahı bir fikirle geldi ve destek olmak istediğini söyledi. Böyle bir kadının önerisi ve desteğini nasıl reddederim ! Sayesinde ufaktan yurtdışında yaşayan önce Türkler ve devamında yabancıların hikayelerine de daha sık yer vermeye başlayacağız. Aslında hayalimiz çok daha büyük ama şimdilik çok dillendirmiyoruz :) Gelişmeleri elbette paylaşmaya devam edeceğiz.

Son olarak dün yaşadığım garip olaydan bahsedeceğim size .

Sabah eve doğru yürürken yolda Hollandalı bir gençle karşılaştım. "İngilizce biliyor musunuz?" diye başlayan mevzu, onun havaalanına gidişi için yardım istemesiyle devam etti. O ayak üstü muhabbet uzadı da uzadı ve havaalanında olması gereken saate kadar devam etti. Bu gençle ilgili gelişmeleri ilerleyen günlerde daha detaylı yazacağım ama şimdilik şunu söyleyeyim; kendisi Facebook reklamları uzmanı ve aynı zamanda Kişisel Gelişim ve hayattaki değişimler üzerine Amsterdam'da etkinlikler düzenleyen bir girişimci. ProjectPost30'dan bahsedince gözleri parladı ve birlikte neler yapabiliriz düşünmeye başladık bile. Galiba bana yakında Amsterdam yolları görünecek :)

Hayatı dünyanın başka yerlerinde tanıştığı insanlarla sürekli evrilen ve gelişen biri olarak, bu sefer kapımın önünde böyle bir tesadüf yaşamak, tahmin edersiniz ki eve döndükten sonra sevinçten çığlıklar atmama neden oldu.

Bu hafta böyle bir enerji yüküyle düşüyorum yollara. Umarım bu enerjiyi kaybetmeden, hatta daha da deli dolu dönmüş olurum.

Hepinize şimdiden iyi tatiller!

PS: Ankara ve İstanbulluluğu'ma son yıllarda Barselonalı olmayı da eklediğim için geçtiğimiz hafta içinde yaşananlar dünyanın herhangi bir yerinde yaşanan terör olaylarından daha da üzdü beni. Bu blog postuna eşlik eden görsel, şehrin en ünlü Street Art stillerinden birini yansıtan bir çalışma.

Şöyle diyor:

"Savaş zamanlarında

Aşk mesajları;

Savaşçı mantığıyla

Barış mesajları"


57 views