Konu ne olursa olsun, aynı amaç uğruna çaba gösteren insanların bir aradalığının ve işbirliğinin verdiği sinerji ve yarattığı etki inanılmaz. Bu hafta ProjectPost30'un temasıyla doğrudan bağlantılı harika işler yapan konuklarımla karşınızdayım. Konuklarım diyorum, zira ilk kez üç konuğu aynı anda ağırlıyorum.

 

Daha önce LadiesThatUX oluşumdan bahsetmiştim sizlere, ilerleyen haftalarda daha detaylı da anlatacağım. Kullanıcı deneyimini farklı boyutlarıyla ele alan ve düzenli toplantılarla hem bu alanda çalışanları, hem de konuya ilgi duyanları bir araya getiren bir oluşum diye özetleyebilirim. İsminden anlayacağınız üzere kadınlara özel bir girişim olsa da, Türkiye'de herkese açık. LadiesThatUX toplantılarına katıldığımda bana kullanıcı deneyiminin çok daha ötesinde şeyler katacağını tahmin ediyordum ama bu kadar kısa sürede meyvelerini toplayacağımı düşünememiştim. 

 

O toplantı sayesinde hayatıma Plazadan Dünyaya platformu ve platformun kurucuları üç nefis kadın dahil oldu.

 

İrem Devseren, Selin Güneş ve Zeynep Erdoğan.

11 yaşından beri arkadaş olan üç kadın, üç Mersinli, üç blogger ve kendi deyimleriyle "üç plaza kaçkını" :)

 

Üniversiteyle kadar birlikte okuyan, devamında her biri farklı ilgi alanlarının peşinden gitse de, yıllar sonra ortak bir başka amaç için yeniden bir araya gelen üç arkadaş Selin, İrem ve Zeynep.

 

Sohbetimizi önden dinlemek isterseniz buyrun. Ama biraz detay alalım önden derseniz, her zamanki gibi okumaya devam lütfen.

 

Üç misafirle aynı anda sohbet etmek ne yalan söyleyeyim ilk başta biraz korkutmuştu. Zamanı doğru kullanabilir miyiz, hepsinin hikayesine yer kalır mı, biri konuşurken bir başkası onun anlattığını kesip konuyu değiştirir mi acaba diye endişe ederken, vaktin nasıl geçtiğini anlamadığım bir söyleşi yaptık. Kahkahalarımızdan, söyleşiden aldığımız keyfin size de bulaşacağından eminim.

 

Önce İrem'in hikayesiyle başlıyoruz sohbetimize.

 

Bankacılık sektöründe 11 yıl geçiren İrem, özellikle 30'larından sonra yöneticiliğe geçince yoğun biçimde başlıyor iş hayatını ve geleceğini sorgulamaya. Çalıştığı alanın insana dokunan, somut bir çıktısını görememesinin onu en çok rahatsız eden nokta olduğunu söylüyor sohbetimizde. Bir süre sonra istifa ediyor ve hayalindeki yemekleri paylaştığı blogu, "Hayal Ürünüm"ü hayata geçiriyor.

 

Sonra sözü Selin'e veriyoruz. Matematikte başarılı olduğu için hiç istemediği halde bilgisayar mühendisliği okuyor. 15 yıl boyunca ise çeşitli yazılım firmaları ve bankalarda  çalışıyor. Hatta son dönemde İremle aynı bankada görev alıyor, biraz da bu yüzden aralarındaki iletişim kopmadan devam ediyor. Selin, sevmediği bir işi yapmak zorunda olmasının performansını olumsuz etkilediğini ve bu durumun onu sürekli bir mutsuzluk içinde tuttuğunu söylüyor. 

 

İrem'in işten ayrılması, aslında Selin'e de ilham ve güç oluyor.

O dönemde yaşadıkları güzel bir anektodu paylaşıyorlar. İrem'in işten yeni ayrıldığı dönemde Selin, "İrem, pişman mısın?" diye soruyor. İrem'in cevabı ise çok net: "Evet, keşke daha erken yapsaymışım" :)

Selin, oğluyla yaşadıklarını ve annelik sürecinde öğrendiklerini “Araflı Şehrazad” adlı blogunda paylaşıyor.

 

Selin ve İrem aynı iş yerinde oldukları için daha sık karşılaşırken, bu sırada ekibin üçüncü üyesi Zeynep iş yaşamını bambaşka bir alanda sürdürüyor. 

 

Hem analitik, hem de sosyal yönü kuvvetli olan Zeynep, şehir planlama ve gayrimenkul yönetimi alanlarında eğitim alıyor. Çalıştığı konuların farklı disiplinlerden güç alması ve sürekli sahada olmayı gerektirmesi Zeynep'e cazip gelen yönleri. Çok severek yapmasına rağmen onu işinden soğutan durum ise, karşı karşıya kaldığı bir mobbing vakası; hem de 2 buçuk sene süren. Bu zorlu dönemde istifa etmeyi aklından geçirse de ilk etapta yapamıyor. 2 buçuk senenin sonunda ise işten çıkarılıp tazminatını almasıyla o da İrem ve Selin'in kervanına dahil oluyor. İşten ayrılma sürecinde terapiye gitmeye başlayan Zeynep, ilacını mutfakta bulduğunu farkediyor ve Mutfak Terapisi isimli blogunu hayata geçiriyor. Aynı zamanda üniversite yıllarından bu yana ilgilendiği fotoğrafçılığı da profesyonel bir boyuta taşıyor.

 

Bu üç çocukluk arkadaşını yıllar sonra bir araya getiren ise her ikisiyle de iletişimini bir şekilde sıcak tutan Selin.

 

Bir akşam bu muhtemeşem üçlü bir akşam yemeğinde buluşma kararı alıyor ve bugünkü Plazadan Dünyaya projesinin tohumları o gece atılıyor. 

 

Plazadan Dünyaya,

-İşinden memnun olmayıp çevrede ne fırsatlar olduğunu bilmek isteyen,

-İşinden memnun olsa da, potansiyelini daha iyi nasıl kullanabileceğini öğremenin yollarını arayan,

-Çalışırken, verdiği bir molada iş yaşamıyla ilgili keyifli içerikler okumak isteyen herkese hitap eden bir platform.

 

Bu misyonuyla ProjectPost30'un kardeş platformu diyorum ben :)

İçinde yok yok!

Söyleşilerden, kariyer temalı yazılara; film, müzik, kitap, hobi önerilerinden, avazınız çıkana kadar bağırabileceğiniz "İçini dök" bölümüne kadar her şey detaylıca düşünülmüş. 

 

Sohbetimiz sırasında böyle bir projeyi üç kişi hayata geçirmenin zorluğu oldu mu diye soruyorum, zorluğu değil kolaylığı oluyor hatta diyorlar. Her birinin farklı alanlarda  daha iyi olmaları işleri bir hayli kolaylaştırıyor belli ki. Örneği sitenin görselliği kendisi de fotoğrafla yakından ilgilenen Zeynep'e ait. Selin hem yazılım tarafıyla, hem de hızlı yazı yazması ve çeviri yeteneğiyle sitenin teknik ve içerik kısmıyla daha ilgili. İrem ise her şeyi dokümente etmesi, yapılacakları çok iyi takip etmesiyle ünlü. 

 

Üçü de plazadaki kariyerlerini bırakıp kendi hayallerinin ve ideallerinin peşinden koşan bu güzel insanlara soruyorum, değişim isteyenlere önerileriniz neler olurdu diye.

 

İrem çok önemli bir öneriyle başlıyor. Bu hafta başındaki blog yazısında da bahsetmiştim, çocuklarımıza ve gençlerimize hayal kurmayı öğretemiyoruz. Oysa geleceğimizi şekillendirmede bir hayal sahibi olmanın önemi inanılmaz.İrem önce bir hayalimiizin olması ve devamında onu gerçekleştirmek için çaba sarfetmemiz gerektiğini söylüyor. 

 

Selin de hayallerimizin peşinden gidelim diyor ama bir yandan hazırlık yapmayı unutmayın diye ekliyor. Eğer işinizde mutlu değilseniz kendinize başka mutluluk alanları yaratın, hobiler edinin önerisinde bulunuyor. 

 

Zeynep ise, sabahları "Eyvah iş!" diye uyanıyorsanız hayatınızda bir sorun vardır, "çözmek için kendinize alternatfiler yaratın, bir B planı hazırlayın" diye ekliyor. 

 

Tabii tüm bunları tamamlayacak önerimiz ise Plazadan Dünyaya sitesini takip etmeniz. Platformun mottosu da harika : "... alt tarafı, iş hayatı!"

 

Keyifli sohbetimizin tamamı ve Plazadan Dünyaya'yla ilgili tüm detaylar için aşağıdaki podcasti dinleyin lütfen!

28

HAZİRAN
2017

BU HAFTAKİ KONUKLARIM PLAZADAN DÜNYAYA PLATFORMU'NUN YARATICISI ÜÇ NEFİS KADIN:

İREM DEVSEREN, SELİN GÜNEŞ VE ZEYNEP ERDOĞAN