Son dönemde bir çok kişinin zihninde ve dilinde kaçış planları var. Sadece bizim ülkemize özgü de değil bu. Hepimizde bir huzursuzluk halidir gidiyor.

 

Bu konuda görüşüm net; insanın mutsuz ve huzursuzsa, bunu gittiği her yere öyle ya da böyle taşıyor. Alıp başımı gideyim dediğiniz her noktada, içindekileri de kendinizle götürüyorsunuz. Elbette aynı şey heyecanınız ve mutluluğunuz için de geçerli. 

Birileri ülkeden uzaklaşma planları yapadursun, bu haftaki konuğum Mukadder Bico, Almanya'dan Türkiye'ye uzanan serüveniyle beni en çok etkileyen konuklarımdan biri oldu.

 

Almanya'da doğan ve büyüyen, 2006'da Türkiye'deki hayata olan merakı sayesinde sadece bir kaç hafta için geldiği İstanbul'da yepyeni bir düzen kurmaya karar veren bir proje yöneticisi ve aynı zamanda yepyeni bir girişimci.

Söyleşimizi doğrudan dinlemek isterseniz link burada. 

Hikayenin özeti içinse okumaya devam lütfen.

Almanya'da İşletme eğitimi aldıktan sonra tatil için geldiği İstanbul'da kuzeninin yönlendirmesiyle Kariyer.net'e CV bırakan Mukadder, tam zamanlı iş hayatına böylece İstanbul'da adım atıyor. 

İlk işi tekstil sektöründe, yönetici asistanlığı ve koordinasyon. Mukadder orada edindiği deneyimle ve o meşhur kuzeninin bir başka teşvikiyle bu kez İstanbul Kültür Sanat Vakfı'nda bir pozisyona başvuruyor ve kabul alıyor. 

İKSV'de çalışmak okul gibiydi diyor Mukadder. Hem iş temposu, hem farklı alanlarda insanlarla bir arada olmak; profesyonel ilişkilerin yanı sıra sıkı dostlukları da beraberinde getiriyor. 

İKSV'deki 3 buçuk yıllık deneyimin üstüne inşaat sektöründe kurumsal bir firmaya geçiş yapıyor ancak, bu deneyim kısa sürüyor. 

 

Bundan sonrasında Mukadder iş hayatına biraz ara vererek ne istediğini keşfe çıkıyor. 

Bir süre Almanya'da ailesinin yanında vakit geçiren Mukadder,o dönemdeki arayışını şöyle özetliyor: "A'dan Z'ye bir iş kurup ilgilenmek, büyütmek, kalıcı bir şeyler yapmak ve başkalarına dokunmak istiyordum. Fakat bunun ne olacağını ve içeriğini bilmiyordum."

Bu arayış sürecinde ona ilham veren bir gelişme yaşanıyor hayatında.İsveç Konsolosluğu bünyesinde yürütülen 'Modada Sürdürülebilirlik' temalı bir projede görev alan Mukadder, proje vesilesiyle öğrendiklerinden ve tanıştığı kişilerinden aldığı cesaretle kendi girişimini ufak adımlarla hayata geçirmeye başlıyor.

Sıkı çalışmanın ardından, Selanik'ten Edirne'ye göçen ailesinden miras kalan ve kendisinin de  büyük keyif alarak yaptığı örgü işlerini Nananko Knit isimli markasıyla örgü severlerle buluşuyor. Bu arada 'Nananko'nun anlamını da paylaşmadan geçmeyeyim.

Kelime, Mukadder'in anneannesinin torunlarını sevmek için kullandığı eski Makedonca'da Tay anlamına geliyor.

 

Yerel ve sürdürülebilir malzemelerin, Nordik örgü motifleriyle kıyafetlere dönüştüğü bu girişimi özel kılan bir başka nokta ise Edirne'deki kadın emeğinin güçlendirilmesine destek olması.

Nananko kendi kulvarında gelişerek devam ederken, Mukadder bir yandan proje yönetimi çalışmalarına da devam ediyor. 

"Kendime bir zaman tanıdım. Eğer istediğim yere varmazsa kurumsal hayata geri dönebilirim. Ama şu anda tatlı tatlı devam ediyoruz" diyor Mukadder ve ekliyor: 

"İş yapıldıkça öğreniliyor."

Gerçekten de ne kadar kağıt üstüne dökülse de planlar, her şey yoldayken şekilleniyor. Bu noktada Mukadder çevrenizdeki insanlarla konuşmanın, görüşlerini almanın önemine değiniyor. 

Hem kurumsal yaşamı, hem girişimciliği tadan Mukadder'e hangi çalışma düzeninin ona daha uygun olduğunu soruyorum:

 

"Kurumsal hayattaki düzen güzel bir şey, ama biraz daha dışarıda olup farklı insanlarla bir arada olduğunda farklı olanakları görebiliyorsun. Girişimci olmanın da zorlukları var elbette. Örneğin işiniz hayatınız olduğu için, yaşamınızı işleri rayına tam anlamıyla oturtana kadar biraz kısıtlamak durumunda kalabiliyorsunuz. Örneğin her zaman gittiğiniz restoranlara gitmiyor, her istediğiniz yerde tatil yapamayabiliyorsunuz."

Peki seni ne motive ediyor diyorum, hiç düşünmeden cevaplıyor:

"Bu bir ekip işi. Beni örgü ören kadınlar motive ediyor. Onları her ay destekleyebilir olmak; "Bu benim ilk kazandığım para" ya da "Geçen ay kazandığım parayla dikiş makinası aldım" dediklerini duymak, bir şeyler üretmek enerji veriyor".

 

Nananko Knit'in birbirinden güzel tasarımlarına Instagram sayfasından ulaşabilir, orada yazan iletişim bilgilerinden de Mukadder'e ulaşabilirsiniz. 

Hikayemizin detayları her zamanki gibi aşağıdaki podcastte. 

Keyifli dinlemeler!

PS: Bu hafta kısa bir ara öncesi son hikayemizi paylaşıyorum. Eylül başında tekrar yepyeni hikayelerle buluşmak dileğiyle!

16

AĞUSTOS
2017

MUKADDER BİCO'NUN KURUMSAL HAYATTAN KADIN EMEĞİNİ GÜÇLENDİREN GİRİŞİMİNE UZANAN HİKAYESİNE KONUK OLUYORUZ