Şubat ayı sonunda Facebook'taki arkadaşlarıma "Çevrenizde kariyerinde köklü değişime giden kadın var mı?" sorusunu sorduğumda, ProjectPost30'un ilk tohumlarını attığımın farkında bile değildim.

 

O pazar akşamını çok net hatırlıyorum; gelen dönüşleri, gecenin bir yarısı daha önce hiç tanımadığım insanlarla yazışmaya başlamamı...

 

Karşıma ilk çıkan kişilerden biri bugünkü konuğum Miray olunca galiba tam da aradığımı buldum diye düşünmüştüm.

 

Miray'ın hikayesi iç mimarlıktan, pole dance eğitmenliğine ve performansçılığına uzanıyor.

 

Baştan söyleyeyim ben hiç kimsenin peşinden bu kadar koşmadım :) Kaç kere planlar yapıldı; sonra bozuldu, sonra bir daha yapıldı. Bir yandan heyecan dolu yoğunluklar, öte yandan bir türlü rast gitmeyen işler derken vakit aldı başını gitti... Ama dedim ya bir kere koydum kafaya, bu kadınla oturup konuşmam lazımdı. Neyse ki, aylar içinde o da beni unutmadı da fırsat bulduğu ilk anda beni güzeller güzeli teras stüdyosunda ağırladı.

 

Söyleşimizi o şen kahkahalarımızla bir an önce dinlemek isterseniz, buyrun bu linke tıklayın. Yok önce bir özet alayım derseniz, okumaya devam edin lütfen:

 

Çocukluk ve ilk gençlik yıllarında enerjisini odasında bol bol dans ederek atan Miray, vakit üniversitede okumaya gelince seçimini ilk olarak peyzaj mimarlığından yana yapıyor. Bölümde istediğini bulamayınca, iç mimarlığa geçiyor.

 

Sohbetimizi dinleyince anlayacaksınız, bu kadını klasik bir eğitim sistemi içinde tutmanız imkansız; o kendi kurallarıyla yaşamayı seçiyor.

 

Alaylı olarak iç mimarlık yapmaya başlayan hatta kendi deyimiyle işin her türlü hamallığını üstlenen Miray'ın kalbindeki dans ateşi ise hiçbir zaman sönmüyor. 

 

Skatepark işletmeciliğinin yanında Tango, Rock’n’roll ve Hip hop dersleriyle giderek artan dans tutkusunun bir süre sonra geri dönülmez bir boyut almasına neden olan ise, yakın bir dostlarının "pole dance" direği ürettiğini öğrenmesi.

 

Bu da neymiş derken, kurcalamaya başlayan ve evinin ortasına yerleşen o ellerine büyük gelen direk sayesinde yakında hayatının merkezine yerleşecek pole dance serüveni başlıyor.

 

Pole dance (Direk dansı) nedir; kim, nasıl yapabilir, tüm bunları podcastimizde dinleyebilirsiniz. Özetle başta kol ve bacak olmak üzere tüm vücudunuzun direği farklı tutma ve sıkıştırma yöntemleriyle kavradığı bir spor ve aynı zamanda dans türü. Kendine has teknikleriyle binbir dala ayrılan ve Miray'a göre kişinin vücudunda kalıtsal bir problem yoksa herkesin yapabileceği bir aktivite.

Sohbetimizin teması kariyer değişimi tabii. Ama gelin görün ki benim gibi konuyla yakından ilgilenmem elimde olmadan bir sürü soruyu ard arda sormama neden oluyor.

Ellerinin kavrayabileceğinden daha büyük bir direkle evinde kendi çabalarıyla dansı keşfetmeye çalışan Miray bakıyor ki; böyle giderse sakatlanacak, o yüzden profesyonel eğitim almaya karar veriyor.

 

Dedim ya bu kadını tutmanız imkansız. O kadar hızlı ilerleme kaydediyor ki, ikinci ayın sonunda kendisine eğitmenlik kapıları açılıyor.

 

Gerçek tutkusunun pole dance'te olduğunu anlayan Miray, bir kaç sonra iç mimarlık tarafında eşiyle yaptığı işi bırakıp, eğitmen ve performansçı olmak üzere tamamen pole'a tutunuyor. 

 

Hem çok iyi bir dansçı, hem çok iyi bir performansçı, hem de çok iyi bir öğretmen olmayı bir arada götürmek istese de, her şey istediği kadar hızlı ilerlemiyor. 

 

İşi bıraktıktan sonraki ilk bir kaç ay çok az para kazandığını söyleyen Miray'ın, yedinci ayın sonunda karşısına çıkan sahne performansı fırsatıyla işin rengi ve boyutu değişmeye başlıyor.

 

Zaman içinde kendi ekibini kuran Miray, son günlerde hayalini kurduğu yapılanmayı hayata geçirmek üzere. 

 

Bir yandan dansçıların farklı koreografilerle performans sergileyebileceği, kapalı parti organizasyonlarının düzenleneceği Rumour Pole Dance Company'nin temellerini atıyor.

 

Öte yandan kendi eğitim stüdyosu The Moon Pole & Dance'in hazırlıklarıyla ilgileniyor. Bu stüdyonun en önemli özelliği, her öğrencinin kendi seviyesine ve gelişimine uygun derslerle ilerleyecek olması.

 

Biraz zor da olsa mevzuyu pole dance'in detaylarından, kariyerdeki değişime getirmeyi başarıyoruz. Büyük emek gerektiren eğitim ve bunun sonucunda ortaya çıkan kariyer değişiminde eşinin ve onun ailesinin kendisine büyük destek olduğunu söylüyor. Senin ailen peki, diyorum, sohbetimiz sırasında yanımızda olan dünya tatlısı annesine dönüyoruz birlikte.

 

Önce doğal bir endişeyle karşılan annesinin şimdi tam gaz yanında olduğunu ama ara ara hala ufak uyarı telefonları aldığını itiraf ediyor. 

 

Kariyerini dansa kaydırmayı düşünenler açısından Miray'ın önerisi öncelikle kişinin ne istediğine karar vermesi: İyi bir performansçı mı, yoksa eğitmen mi ?

 

Elbette geçiş sürecinde işin maddi boyutunu düşünmek de bir o kadar önemli. Miray bu konuda Sevgili eşi Ömer sayesinde çok şanslı olduğunu her fırsatta dile getiriyor. 

 

Sohbetimizin en güzel noktalarından biri de Miray'ın bahsettiği içsel dönüşüm süreci.

 

"Yaptığın işi sevebilirsin, ama sonrasında bulduğun tanıştığın şey sana öyle bir his verir ki; ondan başkasını düşünemezsin. Yani herkesten hoşlanabilirsin ama bir kez aşık olursun" diyor Miray ve ekliyor:

 

"Yaptığın işle ne kadar özgürsün, ne kadar sensin; bunu anlamaya çalışmak lazım!"

 

Eğer 7-24 yapmak istediğiniz bir tutkunuz varsa ona sarılın diyen Miray, o tutkuyu bulmak değil, onun farkına varmanın önemli olduğunu, çünkü o tutkunun bir şekilde zaten içimizde olduğunu söylüyor. 

 

Söyleşimizin tamamını aşağıdan dinleyebilirsiniz. Miray'ın birbirinden nefis videoları içinse instagram hesabını ziyaret edin.

12

TEMMUZ
2017

İÇ MİMARLIKTAN POLE DANCE'E GEÇEN MİRAY SORUYOR:

"YAPTIĞIN İŞTE NE KADAR ÖZGÜRSÜN, NE KADAR SENSİN?"