30'lu yaşlarıma ilişkin çok naif hayallerim vardı. Mesela ülkeler arasındaki sınırların anlamının olmayacağını düşünürdüm. O yüzden ne yapıp edip bir an önce "dünya vatandaşı" olmamız gerekiyordu.

Peki neydi Dünya Vatandaşı olmak?

Yalnızca kendi dilimizi değil, başka dilleri de anlayabilmek, kendimizi ifade edebilmekti.

 

Ayak bastığımız topraklarla uyum içinde olmak; onlara kendimizi, köklerimizi, kültürümüzü anlatabilmek, onlardan aldıklarımızla ortak değerler yaratmaktı.

 

Sınırlardan bağımsız yetiler kazanmak; aldığımız eğitimleri, öğrendiklerimizi dünyanın herhangi bir yerinde bir ürüne, hizmete, faydaya dönüştürebilmekti. 

Ve belki daha bir çok şeydi...

Belki de tüm bunlar nedeniyle yabancı dillere meraklı oldum hep. Madem ileride sınırlar kalkacak ve biz rahatça dünyayı turlayabileceğiz, her gittiğimiz yerde sorunsuz iletişim kurabilmeliydik. Ya da yabancı dil merakım dünyayı böyle görmeme vesile oldu, farkı tam kestiremiyorum.

 

Sonra biraz da bu yüzden diplomat olma idealiyle girdim üniversiteye. Dünyanın her yerinde kendime yer bulabilirdim bu sayede, ya da öyle olacağını sanıyordum .

 

Hayaller elbette gerçeklere uymuyor, dünya ise bizimle aynı hızda asla dönmüyor. 

 

Hal böyle olunca, bizlere karşımıza çıkan koşullara kendimizce adapte olmak ve fırsatları en iyi şekilde değerlendirmek düşüyor.

 

Her ne kadar kendimi hala bir dünya vatandaşı olarak görsem de, bu hafta dinleyeceğiniz sohbetin kahramanı, bu kavramın gerçek manada ete kemiğe bürünmüş hali.

 

Türkiye'nin sosyal medyada dünya çapında da tanınan en etkili ve başarılı isimlerinden Elif Tanverdi'yle birlikteyiz bu hafta. Her zamanki gibi doğrudan sohbetimizi dinlemek isterseniz link burada. Ama önden bir özet içinse okumaya devam lütfen:

 

Mimar bir annenin ve bol seyahat gerektiren bir işi olan bir babanın kızı olarak Elif, küçük yaşlarda ailesinin yolundan gitmeye başlıyor ve daha Avusturya Lisesi'nde okurken dil tutkusu sebebiyle Almanca ve İspanyolca çeviriler yaparak kazandıklarını dünyayı görmek için harcıyor. 

 

Sosyal medyanın hayatımıza büyük bir hızla girmesi ve Elif'in online mecralardaki paylaşımlarıyla giderek daha fazla dikkat çekmesi; mimarlık kariyerine başlamadan önce biraz durup düşünmesine neden oluyor. Amacı ortamın havasını koklamak ve bu Yeni Dünya'nın nereye evrileceğini bizzat deneyimlemek.

 

Yurtdışında bir çok gençten duyduğumuz, maalesef bizim eğitim sistemimizde pek yeri olmayan 'Gap Year', yani lise ya da üniversite sonrası bir seneye farklı deneyimler sığdırma ve gelecekten ne beklediğini anlama yılını hayata geçiriyor ve o sene boyunca kendisini sosyal medyada nasıl konumlandırmak istiyorsa ona odaklanıyor. Tabii bu dönemde ailesinin desteğinin ve daha önce yaptığı çevirilerden biriktirdiği paranın kendisine büyük katkısı oluyor.

 

Böyle hareketli bir genç kadın elbette bir senesini boşa geçiremez; o seneye bir müzik grubu menajerliği ve bol bol seyahat sığdırıyor. Sosyal medyadaki etkisinin de artması sebebiyle markalarla işbirliği fırsatlarını çok iyi değerlendiriyor ve onlar için ürettiği içeriklerle dijital dünyada giderek kendisine daha sağlam bir yer ediniyor.

 

Yaptıklarını "Üretmeyi ve paylaşmayı çok seviyorum" şeklinde özetleyen Elif'in en büyük tutkuları seyahat, müzik ve şu sıralar yeterince vakit yaratamadığı için üzüldüğü yoga. 

 

Onunla birden fazla alanla ilgili olmasını ve her birini işe dönüştürmedeki başarısını konuşuyoruz biraz da.

 

"Neyle ilgilendiysem, zamanımı ve elimdeki imkanları ona harcıyorum. Bu yüzden inanmadığım, ya da sevmediğim markalarla çalışmıyorum" diyecek kadar ne istediğini bilen ve dik duruş sergileyen bir kadın. 

 

Onu sosyal medyadan takip edenler bilecektir; bu sıralar özellikle müziğe eğilmiş durumda. Son bir senedir tek başına festival ve kulüplerde çalıyor:

 

"Normalde size en çok para getiren neyse ona yatırım yaparsınız, ama ben hala tutkumun peşinden gidiyorum" diyor. 

 

Popüler olduğu ya da daha çok kazanç getirdiği halde kendisine uygun olmadığını düşündüğü mecralarda da yer almamayı tercih ediyor Elif.

 

Peki bunca seyahat, uykusuzluk ve yorgunluğa karşı nasıl enerji topluyorsun, diye soruyorum:

 

"Ne varsa içimdeki tutkuda var" diye yanıt veriyor. 

 

Dışarıdan gördüğümüz o renkli hayatın içine hiç mi bulutlar girmiyor peki, onun canını sıkan, moralini bozan şeyler olmuyor mu? Her ne kadar bize yansımasa da zorluklarla nasıl başa çıkıyor, biraz da bunu merak ediyorum. 

 

Zorlukları iki başlığa ayırıyor Elif:

 

İlki kendi özelinde, sosyal medyadaki çalışmalarıyla ilintili. Orada  sayılara ve beğenilere odaklanan bir hayat olduğundan ve bunu kişisel algılamamak için çaba sarf edilmesi gerektiğinden; zaman zaman bununla baş etmekte zorlandığından bahsediyor.

 

Bir diğer zorluk ise freelance hayatın ta kendisinde. Her ay yatacağından emin olmadığınız bir para, sürekli bir iş kovalama, kendi faturalarının ve sigortanın peşinden koşma halinin yarattığı huzursuzluk. Bu belirsizlik ortamı kimi insanlar için uygun olmayabilir ama, Elif bana çok uygun diyor. 

 

Zorluklar karşısında onu ayakta tutan esas şeyin ise sahip olduklarına müteşekkir olmak olduğunu söylüyor. 

 

Bir çok insanın hayalindeki hayatı yaşayan Elif'in bundan sonraki hayalini merak ediyorum. Şu ana kadar yaptıklarının dahi hayallerinin ötesinde olduğunu söylüyor ve "Hayat hayalini kurabileceğimden daha güzel.Onu neden kendi hayallerimle sınırlandırayım ki!" şeklinde içtenlikle yanıtlıyor.

 

Bir süredir ayın yarısını İstanbul dışında geçirdiği için diğer iki haftada da kira ödemek yerine, kazandıklarını seyahat için harcamayı tercih ediyor ve göçebe bir hayat sürüyor. Plansız seyahatin çok öğretici olduğunu özellikle belirten Elif, Eylül'e kadar göçebelik devam edeceğini paylaşıyor.

Dünyanın herhangi bir yerinde, o yerin dilini hiç bilmese bile yaşabileceğine kalpten inanan, tutkusu neyse onun peşinden koşan, karşısına çıkan fırsatları en iyi şekilde değerlendiren ve sahip olduğu her şey için şükreden bir kadın Elif.  

 

İş hayatı açısından onun için en önemli olan şey ilgilendiği, sevdiği ve başarılı olabileceğini düşündüğü ne varsa, kendisini onun bilgisiyle donatmak. Sürekli öğrenmek haline, cesareti ve esnek olmayı da ekliyor. Bu süreçte tüm sevgisi ve destekleriyle yanında olan ailesini de anmadan geçmiyoruz elbette. 

 

İçinde bulunduğumuz belirsizlikler dünyasında hepimize örnek olacak bir hikaye Elif'inki. 

 

Hayata, dünyanın gidişatına, insanlarla ilişkilere ve iş yaşamına bakışını dinlerken takdir ettiğim bu özel kadının hikayesinin detaylarından eminim siz de etkileneceksiniz.

 

Keyifli dinlemeler! 

Elif'in websitesinden seyahat, festival, şehir hayatı ve ilgisini çeken diğer tüm konularla ilgili detaylı bilgileri bulabilir; Instagram ve Twitter hesaplarından da anlık paylaşımlarını takip edebilirsiniz.

24

MAYIS
2017

HAYATI KENDİ HAYALLERİYLE SINIRLANDIRMAK İSTEMEYEN KADIN:

ELİF TANVERDİ