KURUMSAL HAYATTAN AKADEMİYE UZANAN ÖYKÜSÜYLE

BU HAFTA DİDEM TAŞER ERDOĞAN BİZLERLE!

19

NİSAN
2017

Bu hafta ProjectPost30 tarihinde bir ilke daha imza atıyoruz ve ilk uzaktan bağlantılı sohbetimizle karşınıza çıkıyoruz. 

 

Zaten birinci dakikada dilimin dolanmasından ve projenin adını bile doğru düzgün söyleyememenden heyecanım anlaşılıyor.

 

Kaydı yaptığımız sırada ben Brüksel'de, konuğum Didem ise Londra'daydı.

 

Bence sonuç fena olmadı. Devamını gönül rahatlığıyla getirebiliriz.

 

Didem'le tanışıklığımız bundan on yıl öncesinde,  artık tedavülde olmayan Jean Monnet Bursu'yla İngiltere'de birlikte yüksek lisans yaptığımız zamanlara dayanıyor.

 

Lisans eğitimini Bilkent Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde tamamlayan, devamında London School of Economics'te yüksek lisans yapan Didem, çalışma hayatına bankacılık sektöründe yetenek yönetimi alanıyla başlıyor. 

 

Kurumsal hayatın kendisine pek uygun olmadığını düşünse de çok severek çalıştığını söyleyen Didem, bir süre sonra odaklanmak istediği alanın daha iyi olduğunu bildiği araştırma ve yazı yazma odaklı akademi olduğuna karar veriyor ve bu sayede doktora başvurusu yapıyor. 

 

Didem, kariyerinde değişime gitmek isteyen kişinin kendini tanıması ya da bu süreçte tanımak için çaba sarfetmesinin çok önemli olduğuna değiniyor. Değişim sürecinin onu nasıl etkilediğini ve çevresinden ne tür tepkiler aldığını sorduğumda ise açık yüreklilikle:

 

"Ben daha çok kendi kendisini yiyen biriyim. Artı ve eksileri en başta düşündüğüm ve kendime çok yüklendiğim için başkasının bir şey söylemesine gerek kalmadı" cevabını veriyor. 

 

Didem şimdi İngiltere'de Kings College'da bir yandan doktorasını tamamlıyor, öte yandan araştırma görevlisi olarak çalışıyor. Odaklandığı alan ise Türkiye'de kadın istihdamını artırmaya yönelik politikalar. Araştırmasında bankacılık sektörünü mercek altına alıyor.

Kurumsal hayatın düzenine karşın akademide çalışmanın bireysel bir disiplin gerektirdiğini söyleyen Didem, bu disiplini edinme konusunda adaptasyonun çok kolay olmadığının altını çiziyor.

 

Bununla birlikte hepimiz için çok önemli bir noktaya daha değiniyor ve kariyer değiştirme fikrini içinde tartan kişilerin yaşadığı en temel sıkıntılardan birinin özgüven sorunu olduğunu hatırlatıyor.

 

Didem'in bu konudaki çözüm önerisi ve tespiti ise hepimizin kulağına küpe olması gereken cinsten:

"Geçmiş başarıları projeksiyon ederek, kendimize hatırlatmak".

Detayları podcastten dinleyeceksiniz.

 

Sohbetimizde Didem'in hikayesinin yanı sıra kadın istihdamının önündeki temel engelleri, kadınların istihdama katılımı kadar iş hayatında daha uzun süre kalmaları ve yükselmelerini sağlayacak çözüm önerileri de dahil olmak üzere bir çok konuya değindik.

Uzun zamandır birbirimizi çok yakından takip edemesek de,  Didem'le yıllar sonra ProjectPost30 sayesinde sohbet etmek çok keyifliydi. Ayrıca benzer konularda çalıştığımızı ve kafa yorduğumuzu bilmek bundan sonra da ortak çalışmalarımızın habercisi.

 

Eminim siz de sohbetimizi seveceksiniz.

Keyifli dinlemeler!