Search

Terzi kendi söküğünü neden dikemez?

Yazıya bu başlığı atmamın iki nedeni var aslında. İlki, hafta içinde bir sohbet sırasında bu sözün İngilizcesi'ni duymuş olmam: "The shoemaker's son goes barefoot" (Ayakkabıcının oğlu yalın ayak dolaşır) Anlamı tanıdık olsa da, başka bir kültürde bambaşka bir kontekste duyunca her zamanki Gökşen tepkilerimden birini verdim haliyle. Bilmeyenler için: Göz bebeklerimin fal taşı gibi açılmasına eşlik eden şapşal bir sırıtış hali :) Vaziyet öyle olunca, karşımdaki kişi "Hayırdır, noldu?" diye sormaktan kendini alamadı. Durumu anlatınca da güldük, geçtik. Bu başlığı atmamın ikinci nedeni ise, sizlerden dinlediğim hikayelerden ya da aldığım yorumlardan hareketle bir çok kişiye ulaştığım, onların ha

Sevdiğiniz işi yaparken sahiden çalışmıyormuş gibi mi hissediyorsunuz?

İnsan hayalini kurduğu işi yaparken bile, bazı anlarda her şeyi bırakıp gitmek isteyebiliyor. Gösterdiğiniz çabanın karşılığını alamadığınızda, işe yatırdığınız parayı tümüyle kaybettiğinizde, hak ettiğiniz parayı bir türlü kazanamadığınızda, hakkınız yendiğinde, demotive edildiğinizde, müşterinizden, iş arkadaşlarınızdan kötü eleştiriler aldığınızda ya da hiç müşteri bulamadığınızda ... Tüm bunlar yüzünden uykularınız, yeme düzeniniz, özetle sağlığınız alt üst olduğunda... Liste elbette uzayıp gider. Yabancıların "burn-out", bizim şu sıralar bilinçsizce "tükenmişlik sendromu" diye dilimize pelesenk ettiğimiz o beynin yanması hissiyatını iş yaşamında hiç yaşamayan varsa, ayakta alkışlıyorum.

Kendi tanımladığınız başarının keyfini çıkarın

Sanırım hayatımın `en bilinçli` farkındalığını yaşadığım dönemden geçiyorum. Geçtiğimiz hafta bahsettiğim değişikliği bundan bir kaç sene önceki ben yaşıyor olsaydı bambaşka hisler içinde olurdu ve muhtemelen bambaşka şekilde hareket ederdi. Neden bahsettiğimi ilerleyen günlerde biraz daha açacağım, şimdilik sadece gözlemlerimden notlar biriktiriyorum. Yaşamaya başladığım ve çalıştığım ortamı daha iyi anlamaya ve yavaş yavaş sindirmeye çalışıyorum. Tez canlılığım ara ara kendini gösteriyor, bir an önce oryantasyon bitsin de sahalara çıkayım istiyorum :) Hafta içerisinde beni etkileyen iki şeyden bahsedeceğim sadece bugün sizlere. Geçtiğimiz akşam şu anda kaldığım evdeki yabancı arkadaşlarımd

Hayatlarımızın altı üstünden daha güzel olabilir mi?

Tanıdığım inançlı ya da herhangi bir Tanrıya, dine, öğretiye inanç beslemeyen tüm insanlar ortak bir noktada buluşuyor. Hepimizin içinde öyle ya da böyle, bir enerjinin hayatlarımızın şekillenmesine etki ettiğine ilişkin bir hissiyat var. Ben ibrenin biraz daha agnostik tarafındayım. Mevzumuz bu değil tabii. İster bir dine inanın, ister bir öğretiyi hayatınızda uygulayın, isterseniz bunların hepsine şüpheyle bakıp sorgulayın. Bir tutam daha huzurlu olmak için her birimiz hayatımıza kimi ritüeller katıyoruz. Örneğin ben, bazı insanların hayata, evrenin işleyişine yönelik kurduğu cümlelerden etkileniyorum ve besleniyorum. Onları tekrar ederek, defterime not düşüp ara ara okuyarak garip bir huz