İlk yurtdışı deneyimimi düşündüm geçenlerde.

Biraz garip olacak ama ben ilk olarak lise dönemindeyken Kırgızistan'a gitmiştim. Evet evet o Orta Asya'nın minik ülkesi olan Kırgızistan. Bir pilot kızı olarak hayatımın ilk uçak yolculuğumu da 15 yaşımda Ankara'dan Bişkek'e uzanan, İstanbul aktarmalı uçuşla gerçekleştirmiş olmam da ailemizin ayıbı tabii. 

 

Ankara-İstanbul arasındaki o 45 dk'lık uçuşta o kadar sersemlemişti ki bünyem, İstanbul-Bişkek arasını bayılmış vaziyette uyuyarak geçirmek zorunda kaldığımı hatırlıyorum.

Yıllardır tüm uçak yolculuklarında midemin bulanmasının temelinde de o ilk seyahatin bıraktığı izler vardır. 

 

O ilk uçuş benden pilot ya da hostes olamayacağını da daha ilk dakikadan göstermesi açısından ayrı bir anlam taşır.

Neyse o yaklaşık 5-6 saatlik uçuş sonunda Bişkek'e vardığımızda ilk hissettiğim şey yabancılık olmuştu. Şimdi diyeceksiniz onlar da bizim Türk kardeşlerimiz değil mi! En azından bendeki yansıması öyle değildi. Kırgızca ve Rusça'yı anlamaya başlayana ve insanlarla günlük iletişim kurmayı başarana kadar o yabancılık hissini üstümden atamadığımı hatırlıyorum. 

Yabancılığı ufaktan üstümden attıktan sonra ise gerisinin çorap söküğü gibi geldiğini de...

Bu haftaki konuğum Arzu'nun hikayesini dinlediğimde de başından geçenlerle empati kurabildiğimi hissettim. Belki de bu yüzden tüm sohbetimiz, sanki yıllardır tanışıyormuşuz ve arkadaşmışız gibi aramızdaki binlerce km'yi unuttuğumuz bir doğallıkla ve bol kahkahayla geçti. Doğrudan sohbetimizi dinlemek isterseniz, link burada. Ama önden bir özet alayım derseniz, okumaya devam edin lütfen. 

Arzu, hiç İngilizce bilmediği bir dönemde ilk yurtdışı deneyimini tek başına Kanada'ya giderek yaşayan müthiş bir genç kadın.

22 yaşında atıldığı finans sektöründe çok genç yaşta Şube Müdürlüğü'ne kadar yükseldikten sonra, 30lu yaşlarının başında kendini değişimin akışına bırakanlardan.

Bankacılık sektörünü severek ve isteyerek seçen; hatta çalışmak istediği bankanın hangisi olacağına daha öğrencilik yıllarında kafaya koyan bir kadın. Hatta şöyle söyleyeyim iş hayatına atıldıktan sonra telefonunu değiştirince, bazı arkadaşları ona o meşhur bankanın e-mail uzantısı üzerinden ulaşmayı başarmış. Azim bu değilse nedir :)

Peki ne oluyor da, bu kadar sevdiği işi bırakma ve bambaşka hayallerin peşinden gitme kararı alıyor Arzu?

 

Ondaki kırılımı yaratan ilk gelişme, bir arkadaşı aracılığıyla nefes ve yaşam koçluğunu keşfetmesiyle başlıyor. Bu deneyimlerin ona en büyük katkısının, kendisine sorular

yöneltmeye başlaması olduğunu söylüyor. 

 

Kazandığı deneyimi ilk olarak çalıştığı bankadaki iş arkadaşlarına kişisel gelişim eğitimleri sunarak paylaşırken, onlara sürekli hayallerinin peşinden gitmelerini söylüyor. Bunu yaparken zamanla "Ben kendim için ne yapıyorum" sorusunu yüksek sesle dillendirmeye başlıyor ve bir süre sonra İngilizce öğrenmek amacıyla hiçbir yurtdışı deneyimi yokken, altı ay ücretsiz izin alarak Kanada'ya Toronto'ya dil okuluna gidiyor. 

 

Kanada'da onu en çok cezbeden şeyin ne olduğunu merak ediyorum. Kaldığı 6 buçuk aylık süre boyunca insanların gelir düzeylerinin ve yaşam standartlarının ne iş yaparlarsa yapsınlar benzer olduğunu ve daha önce yaptıkları iş ne olursa olsun bambaşka alanlara her an geçiş yapabildiklerini görmenin onu etkilediğini söylüyor. 

Dil okulunun ardından Türkiye'ye dönüyor ama bu sefer kalışı kısa sürüyor. Bu süreci şöyle tarif ediyor:

"Toronto'dan döndükten sonra sanki 34 yıldır Türkiye'de değil Kanada'da yaşıyormuşum ve yalnızca 6 aylığına Türkiye'ye gelmişim gibi hissettim" diyor. 

 

Kurumsal yaşama dönmek istemediği için başka bir tutkusu olan yemek yapmanın üstüne gitme kararı alıyor. 

Arzu şu anda Toronto'da Chef Training eğitiminde. Yemek sektörü de finans kadar stresli değil mi diye soruyorum, "Türkiye'de yaşamanın verdiği stresin yanında bu hiçbir şey" diyor :)

Önce bir yıllık eğitime başlıyor ama çok keyif aldığı için ikinci yıl Mutfak Yönetimi başlığında eğitimine devam etme kararı alıyor.

 

Hayalinde ise ufak bir Türk kahvaltıcısı açma fikri var. 

 

Kanada'da yeni bir hayat kurarken kendi biriktirdiklerinin yanı sıra annesinden ve kardeşinden aldığı destekten de yararlanıyor. 

Kurumsal hayattan özellikle de finans sektöründeki çalışanlara sunulan ek imkanlardan vazgeçme noktasında önemli bir konuya değiniyor Arzu: 'Öğrenci gibi yaşamaya ve bundan rahatsızlık duymamaya alıştım. İnsan mutlu olduğunda ve olaylara farklı bir yönden baktığında her şeye alışıyor', diyor. 

 

'Bu süreçte cesaret önemli ama daha önemlisi, insanın konfor alanından çıkmak' diye ekliyor.

 

Uzaklaşmak, yeni bir hayata yelken açmak çok güzel belki ama sorunsuz değil elbette. Arzu en büyük sorunun maddi sıkıntılardan kaynaklandığını itiraf ediyor.  İşin bir de psikolojik boyutuna değiniyor: 'Daha önce banka müdürlüğü yaparken bugün günde 2bin domates kesiyor olmak kimi insanlar için sorun olabilir ama benim için değil' diyor. 

Arzu'yla sohbetimizde altını çizdiği noktalardan biri 'kurban psikolojisinden çıkma gerekliliği'. "Bir adım atma konusunda bahanelerin içinde boğulmaya çok meyilliyiz, oysa tüm bu kaçışlardan ve bahanelerden kurtulmak lazım. Küçük adımlarla bile olsa başlamak ve başardıkça daha fazlasına eğilmek lazım", diyor Arzu.

Arzu bu müthiş serüveniyle şimdiden önemli bir takipçi kitlesine sahip. Dünyayı Yeniden Keşfeden Kadın başlıklı blogu aracılığıyla özellikle Kanada'da yaşam, eğitim ve çalışma konusundaki deneyimlerini keyifli üslubuyla paylaşıyor. 

Bir adımın binbir fırsatı açığa çıkardığına inanmışımdır hep. Arzu'nun hikayesinde de bu var. Her ne kadar Şef olmak için Kanada'da olsa da, oradaki deneyimlerini kısa zaman içinde bir işe dönüştürmeyi de başarmış durumda.

Bir yandan okuluna devam ederken, öte yandan Kanada'da yaşamak, çalışmak, okumak ya da yatırım yapmak isteyenlere profesyonel danışmanlık sunuyor.  

Yazının başında ilk yurtdışı deneyimimden ve bir kere iletişimi ve bağı kurduktan sonra gerisinin çorap söküğü gibi geldiğinden bahsetmiştim, Arzu için de bu serüven aynı şekilde gelişiyor. 

Sohbetimizi dinleyince ondaki enerjiyi ve tutkuyu eminim hissedeceksiniz. Eğer yolunuzun Toronto'ya düşme ihtimali varsa Arzu'ya bu email adresi üzerinden gönül rahatlığıyla ulaşıp, profesyonel destek alabilirsiniz. 

Keyifli dinlemeler!

31

MAYIS
2017

BANKACILIK SEKTÖRÜNDEKİ BAŞARISINI VE TUTKUSUNU 

CAFE AÇMA HAYALİYLE KANADA'YA TAŞIYAN

ARZU BOZKURT'LA TANIŞIN!