ProjectPost30'la görünürde kariyerini bambaşka kulvarlara yönelten insanlarla söyleşiler yapıyoruz. Bu çoğu zaman birbirinden çok farklı kurumları, çalışma biçimlerini karşımıza çıkarıyor. 

 

Tüm bunların temelinde de değişim ve dönüşüm yaratma, yarattığınızla kendinizin yanı sıra başkalarına da dokunma arayışı var. 

Bu hafta blog yazısında bu değişimi acaba yerimizi değiştirmeden yapamaz mıyız sorusunu sormuştum. Konu bizi doğal olarak kurum içi girişimcilik kavramına yönlendirdi.

Bu haftaki konuğum Ani Ceylan Hazinedar, hem enerjisiyle, hem çok yönlülüğüyle hem de kavramı ilk kez bu kadar yakından anlamama vesile olması sebebiyle beni çok etkiledi. 

Asistanlıktan, proje yönetimine, sosyal girişimcilikten, editörlüğe kadar bir çok alanda kendisiyle karşılaşmanız mümkün. En sevdiğim tabirle, tam bir multipotentialite yani çok yetili kendisi.          

 

Sevgili kızı Zeynep'in de dahil olduğu keyifli söyleşimizi önden dinlemek isterseniz link burada.

Özet içinse okumaya devam lütfen:

Bir sınav sistemi mağduru olarak puanı tuttuğu için ilk olarak Edirne'de restorasyon okumaya başlıyor Ani Ceylan. Daha sonra kendi çabalarıyla tekrar sınava hazırlanıyor ve yüzde 100 burslu bir şekilde Bilgi Üniversitesi'ne kaydoluyor. Burada da rahat durmuyor, önce tarih sonra sahne ve gösteri sanatları yönetimine geçiş yapıyor. Sohbetimiz sırasında "Galiba kurum içi girişimcilik kanıma böyle girdi" diyor :)

Mezuniyet sonrası iş olanaklarının kısıtla olması sebebiyle bir etkinlik ajansında organizasyon yöneticisi olarak çalışmaya başlıyor."O dönemde yaptığım işler çok içime sinmiyordu, mutlu da değildim. Mezun olduğum alan Türkiye’de o dönem çok bilinmediğinden, hareket alanım da çok kısıtlıydı" diyerek kendi kendine o alandaki kariyerini sonlandırıyor. Sonrasında ise evlilik ve sevgili Zeynep'in doğumu sebebiyle iş hayatına bir kaç yıl ara vermek durumunda kalıyor. 


Geri döndüğümde her şeyin değiştiğini farkediyor.

Zeynep'le daha yakından ilgilenebileceği bir çalışma formülü ararken eğitim sektörüyle tanışıyor Ani Ceylan ve İstanbul Erkek Liselier Eğitim Vakfı'nda çalışmaya başlıyor. 


Vakıfta asistanlığını yapmaya başladığı Prof. Dr.Erhan Erkut sayesinde Türkiye’ye bu kavramı tanıtan ilk isimlerden biri olması sebebiyle hem genel anlamda girişimcilik  hem de kurum içi girişimcilik hakkında çok değerli bilgiler ediniyor.

Girişimciliğin yalnızca yepyeni bir iş kurmak olmadığına, bir kurumda çalışırken onun içinde bambaşka bir açılımla girişimci ruhunuzu ortaya çıkarabileceğinize inanıyor. Prof. Dr. Erhan Erkut'un Ceylan'daki çok yönlülüğü keşfetmesi, onu özgür kılmasını da beraberinde getiriyor ve esnek çalışma düzenine böylece geçiş yapıyor. 

Peki diyorum, kurum içi girişimci olarak neler yaptığını merak ediyorum, gözlerimi parlatan bir projeden bahsediyor. 

İlk olarak geleceğin belirsizliğinden endişe duyan liseli gençlere ışık tutacak, fikir babası Prof. Dr. Erhan Erkut olan bir projenin koordinasyonunda görev aldığından bahsediyor. İstanbul'daki Lise öğrencileri için Yetkin Gençler Akademisi’ni hayata geçiriyorlar. Akademi kapsamında öğrenciler kodlama, robotik, kariyer gelişimi, girişimcilik gibi alanlarda eğitimler alıyor ve sonunda sertifika sahibi oluyorlar. Bu projenin bir başka versiyonunun üniversite öğrencileri için de kurgulanıp, hayata geçirildiğini söylüyor Ceylan. Lise öğrencileriyle olan kısmındaysa bir çok gençle tanışma fırsatı yakaladığını ve bu gençlerin hayallerini hayata geçirebilmek için onlara yardım etmenin bir sosyal girişimcilik olarak özellikle bizim ülkemizde çok önemli olduğunun farkına varıyor. Bu amaçla öncelikle çalıştığı kurumun lisesindeki öğrencilerle başlayıp, sonrasında İstanbul’daki tüm lise öğrencilerini biraraya getirecek bir yapılanma üzerine düşünmeye başlıyor ve ekliyor: "Yakında ilk haberleri alacaksınız."

Asistanlık, kurum içi girişimcilik, annelik derken nasıl nefes alacak vakit buluyor diye aklımdan geçirirken, yaptıklarının daha bitmediğini öğreniyorum. 

Ceylan bir yandan da tutkularından biri olan kitap okuma ve kitap eleştirisi yazma işine profesyonel bir boyut kattığından bahsediyor. Şu sıralar genç yazarlara geliştirici editörlük ve koçluk destekleri veriyor. Bu hizmetlerini bir mobil uygulama üzerinden duyuruyor. 

Tüm yaptıklarını özetledikten sonra "Herkes maymun iştahlılık diyor, ben çok yönlülük diyorum" diyor. Tabii ki çok yönlülük olduğunu düşünüyorum. Peki anneliği de işin içine kattığımızda her şeye nasıl vakit yaratıyorsun diyorum, harika bir yanıt veriyor:

 

"Eğer sevdiğiniz işi yapıyorsanız, eğer idealleriniz varsa, eğer önünüze ket vurulmuyorsa, bunu yapacak gücü de zamanı da buluyorsunuz. Ben azimli biriyim ama azmim kendime. Yani kendimi aşmak derdindeyim."

Peki bu çok yönlü iş hayatı için ne gerekiyor, onu merak ediyorum.

 

"Öncelikle ne istiyorsunuz, hevesle yapacağınız işler neler, bunları belirlemeniz gerekiyor” diyor. “Bazı şeyler heves olabilir ama yine de denemek lazım. Girişimler hep başarı hikayeleriymiş gibi aktarılıyor ama başarıyı yaratan çok fazla başarısız hikaye de var. Bu noktada girişimci ruhunuzu ortaya çıkarmanız çok önemli. Bunun içinse istifaya gerek yok, kendini kurumunuzu, oradaki kaynağı değiştirip dönüştürebilirsiniz." yanıtını veriyor. 

Ceylan'ın verdiği en güzel önerilerden biri de "hayal kurmak" üstüne. 

“Ülkece hayal kurmuyoruz, özellikle de gençlerimiz. Türkiye’den Dünya çapında girişimler çıkmasını istiyorsak, önce bunun hayalini kurmamız gerekiyor. Özellikle de fikir katilleirnin bu kadar çok olduğu bir ülkede. Hayal kurun! Buna inanın ve bu uğurda çok çalışın. En önemlisi de  başarısız olsanız da pes etmeyin! Ya hayalinizi geliştirin yada olmadı mı başka bir hayal kurun ve onu hayata geçirmek için yine çok çalışın. Başarıya ulaşmanın çalışmaktan başka formülü yok çünkü.”

Ani Ceylan’la yalnızca onun bu çok yönlü nefis kariyer hikayesini konuşmadık. Ülkemizde ve dünyada eğitim sistemlerinin durumu, eksikliklerimi ve bu eksiklerimizi giderebilecek somut projeleri de konuştuk. Arada bir böyle umut ışığı veren çalışmalara denk gelmek başka bir enerji veriyor. 

Söyleşimizi tüm detaylarıyla aşağıdan dinleyebilirsiniz. 

13

EYLÜL
2017

GİRİŞİMCİ RUHUNU İŞ HAYATININ HER ALANINA YANSITAN

ANİ CEYLAN HAZİNEDAR'LA TANIŞIN